SİYASET

Ergün Diler : Sinsi pusu

Tarih
05 Mart 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Ergün Diler

Ankara'da patlayan bombada gördük ki olayların tek yönüyle ilgileniyoruz.
Arkasındaki gücü ve amacını ıskalıyoruz.
Önceki gün iki kadın terörist ellerinde bombalarla, silahlarla polise saldırdı. Aynı günün gecesi ise İstanbul'un çeşitli yerlerinde 6 silahlı saldırı daha yaşandı.
Gün ışıdı! Mardin'de polis lojmanlarına bomba dolu kamyonetle girildi.
Ortalık savaş alanına döndü.
Sabah erken saatlerde ise Kayseri'nin en tanınmış ailesi olan BOYDAKLAR'a operasyon yapıldı. Boydak Holding CEO'su Memduh Boydak, Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak, yönetim kurulu üyelerinden Erol Boydak ve Murat Bozdağ gözaltına alındı. Paralel Yapı'ya para sağladıkları iddiasıyla...
Kayserili olan ve memleketine hassasiyeti bilinen Abdullah Gül Bey gözaltılar için "Umarım daha fazla rencide edilmezler" dedi. BOYDAK olayını anlamaya çalışırken Zaman Gazetesi'ne de el konuluyordu. Kapısına kilit vuruluyordu!
Neler oluyordu? Soru çok! Ama gelin herkes gibi düşünmeyelim. TERSTEN gidelim. Duygularımızı bırakıp aklımızla ilerleyelim. BOYDAKLAR Paralel Yapı'ya para yardımı yapmış olabilir.
Yapının içinde fiilen görev almış olabilir. Hatta ömrünü bu işe adamış olabilir. Ama sadece ve sadece "Bir HOLDİNG para verdi" diye diz çöktürülüyorsa başka sorular hemen devreye girer! GEZİ OLAYLARINA, FORBES listesinde yer alan ilk 100 patronun 30'u destek verdi.
Bunların içinde muhafazakar olup Paralel Yapı'ya para veren de, Türkçü olup destek çıkan da vardı.
Paralel Yapı'ya para yağdırıp okul yapmakta sınır tanımayan bir patron ETİLER'de hayatına eskisi gibi devam ediyordu. Sınır ötesi operasyonlarda bayrağı kimseye bırakmayan tanınmış diğer bir patron tıkır tıkır kasasını doldurmakla meşguldü! Yurt içinde ve dışında Pensilvanya'ya NOBEL VERMEK için KOALİSYONA giden işadamları hala İstanbul'un en güçlü simaları ve işlerinde bir azalma söz konusu değildi! Herkes bir şey olmamış gibi kazanmaya devam ediyordu!
Özel uçaklarıyla Londra üzerinden New York'a gidenler de hala keyiflerinden bir şey kaybetmiş değildi! Yani TERÖR ÖRGÜTÜ ile mücadele etmek için elbette para kaynaklarını kurutmak şarttı! Ama para kaynaklarının pek çoğu ayakta ve sapasağlamdı!
Mesela GEZİ olaylarında İSTİHBARAT kıyıda köşede dağıtılan 200'er liralık BANKNOTLARA ulaştı. Bunların SERİ NUMARALARINDAN hangi bankadan, kimin tarafından çekildiği saptandı. Gidilen yerde önemli PATRONLAR vardı. BOYDAKLAR bunların arasında mıydı, bilmiyorum! Ama patronlar vardı! Hatta patronlarla birlikte ÜÇ BÜYÜK BANKA işin arkasındaydı.
Bunlara da bir şey olmadı!
Paralel Yapı her gün Pensilvanya'dan "ZAFER BİZİM!" diyordu ancak aralıksız darbe alıyordu! Onlar darbe aldıkça birileri el altından "Ordu içindeki paralel subaylar darbe yapacak!" iddiasını ortaya atıyordu! Askerin içindeki güçlerini abartıyordu. Darbe yapmak çok mümkün değildi ama bunlar neden dillendiriliyordu!
Galiba birileri ordu içindeki bu grubu bitirmeye niyetliydi! Orduyu sıkıştırmak için gaz kesmiyorlardı!
Ordunun karışması belki de işlerine geliyordu!
Bütün bunlar olurken MİT TIR'ları davasında merkeze oturan iki gazeteci Anayasa Mahkemesi kararıyla serbest kalıyordu. İşin içinde Paralel'in de olduğu davada, askeri temsil eden iki üyenin katılmadığı oylamada mahkeme "ORTADA CASUSLUK YOK!" diyordu!
Paralel'in yapılarından birine NATO'da üst düzey görev yapan PAŞALARIN gelip ders verdiği herkesin bildiği bir SIR'dı!
Bu yapının içinde asker hep vardı.
Bazen koruyup kolladı, bazen alıp yürüttü, bazen de dokunulmazlık sağladı. Bazen de yapının liderine "Yurt dışına kaç" dedi. Hep asker vardı! Cemal Tural Paşa'dan beri! Hata bir paşa "Artık Türk tipi İslam!" demişti!
İstihbaratçılar da vardı!
Adam takip etmeyi, belge toplamayı, kaset biriktirmeyi birileri öğretmişti! Kendi içlerinde bile bilirlerdi kimin istihbaratçı olduğunu! Bu da SIR değildi.
Biraz daha açalım konuyu...
Eğer terör örgütüne destek olan para ve medya gücü budanmak isteniyorsa tamam!
Ama o zaman "Elinde silah olanları destekleyenler ne olacak?" sorusu hemen gelir! Askerimizi polisimizi şehit edenlere açık açık arka çıkanlar ne olacak? Yıllardır yaptıklarından geri durmuyorlar!
Galiba başka bir şeyle karşı karşıyaydık!
Bence tanık olduğumuz olay TERÖR ÖRGÜTÜ GÖRÜNÜMÜNDE SİYASİ BİR OPERASYONDU!
BOYDAKLAR
'a ve ZAMAN GAZETESİ'ne yapılan baskınlarla birileri tekrar siyasete çekilmek isteniyordu. Birileri, birilerine "Daha ne bekliyorsunuz.
Daha ne olması gerekiyor. Yeter artık!" mesajı yolluyordu! Tabii operasyonları yapanlar bunu bilmezdi! Hatta operasyonu yapanlar son dönemde Paralel'e arka çıkan Bülent Arınç Bey gibi, Hüseyin Çelik Bey gibi, Sadullah Ergin Bey gibi muhaliflere gözdağı verdiğini bile düşünebilirdi.
Devlet tehlike gördüğü yapıya operasyon kararı alıyor, bir başka güç de KARŞIDA BİRİKEN MUHALİFLERİ kenetliyordu!
Dikkat edin! Mücadele Türk devleti ile Amerika ya da Türk istihbaratı ile CIA arasında ilerliyordu!
Bu parantezin içini dolduracak çok şey vardı!
Ama ben başka bir yere bakıyorum! Buradaki mücadeleyi izlerken içerideki İNGİLİZLER'in kıs kıs güldüğünü görüyorum...
Ülkedeki tansiyonun artacağını, kırılmaların yaşanacağını düşünenler Ankara'nın içeride ve çevresinde zorlu bir savaştan bitkin çıkacağının hesaplarını yapıyor gibi...
Çünkü kendi adamları taze, diri olarak kenarda bekliyor!
Biz bunu görmüyoruz.
Belli ki devletin bir kanadı TIR'ları durduranlara destek atan mahkemeye PARALEL OPERASYONLA cevap veriyordu! Belki devletin bir kanadı Paralel'in para kaynaklarını vurmak için BOYDAKLAR'dan geliyordu. Belki de devletin bir gücü dışarıdan yönetilen bu yapının medyasını yerle bir ederek güç göstermek istiyordu!
Bilemem!
Ama İngilizler kenardaki adamlarına "Durun bekleyin.
Bu mücadele bir tarafı bitirir, Ankara'yı da zayıflatır"
diye öğüt veriyordu! Asıl amaçları yorgun düşeceğini sandıkları Erdoğan'ı tasfiye etmekti! Çünkü siyasete atıldığından beri cephe savaşı veren tek lider Erdoğan'dı!
Bu son savaşla yıpranacağını düşünüyorlardı. Karışıklık artacak, tansiyon tavan yapacak, herkes bitkin düşecek ve bu adamlar gelecekti!
Dikkatli bakın görürsünüz!
Fazla uzakta değiller!
Bu nedenle Ankara PYD, YPG, PKK, DHKP/C ve Paralel Yapı'ya aynı anda vurmalı ve bitirmeli! Uzarsa kenarda bekleyenler kazanır.
Asıl tehlike bu...
Çünkü İngilizler, kapıştırıp kazanırlar!

Takvim
5 Mart 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;