SİYASET

Ergün Diler : Özgür basın!

Tarih
22 Mayıs 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Ergün Diler

22 mayıs 2015

Saraybosna'ya
gittiğim için dün yazı yoktu!
Koşuşturma içinde olsak da buralardan bir günlüğüne uzak kalsak da KULİS'lere sırtımızı dönmedik! Daha doğrusu dönemedik! Resmen bombardımana tutuldum!
Hepsini yazmam mümkün değil! Ama isterseniz birlikte GÜNCEL olanlara bakalım...
İsim vermeyeceğim!
Ama siz anlayacaksınız! SABAH'ın eski sahibi Dinç Bilgin medyada Aydın Bey'e rakip olunca modaya uydu, banka sahibi oldu!
Hatırlayın o dönemleri!
Herkesin bankası, bankaların yönetim kurullarında da PAŞALAR vardı! Kimsenin "Ben bu işi bilmem!" diyerek geri çekilmediği günler yani... Son dönemde YANDAŞ-HAVUZ-OKYANUS-BOĞAZ gibi isimlerle bizim medya mahallesi birbirini suçlamakta! Fakat yıllarımı bu işin içinde geçirdiğim için haliyle ileride yazmayı düşündüğüm BİRİKTİRDİKLERİM var! Medya mahallesinde kalitenin, kalem özgürlüğünün, ilişkilerin ne olduğunu bilirim!
Konuşuyorlar ya şimdi! Hepsi boş!
Kimse gerçeklerden söz etmiyor!
Erol Simavi'nin "Basın birinci güçtür!" sözü hep geçerli oldu bizim buralarda! Patronlar MANŞETLERLE para kazandı! Gazeteciler de bu işin içinde gönüllü olarak yer aldı! Patron kazandı, yazarınaçizerine, müdürüne verdi! Devletin parası patron katlarında ulufe gibi pay edildi! Neyse... Bir dostum hatırlattı!
Sizlerle paylaşayım...
Dinç Bey, ETİBANK ile yani sahibi olduğu banka ile başı derde girince çok güvendiği, yıllardır birlikte yürüdüğü o ismi BANKALARDAN SORUMLU Z.T'e gönderdi! Dinç Bey'in sağ kolu olan isim, Dinç Bey'in uçağıyla havadayken bir başka medya patronunu aradı! Durumu aktardı! O patron da hemen devreye girip elindeki medya gücünü kullanarak Z.T'e "Sakın el koyma, işinde geri adım atma.
Sen bu işi bitir! Gerisine karışma" anlamına gelecek sözlerle ulaştı!
Dinç Bey'in güvendiği isim de kendisine yeni bir koordinat bulmak durumundaydı! Sonuç onun için de patronu için de önemliydi! Ankara'daki tabloyu görüce ETİBANK'ın elden gideceğini anladı! Saf değiştirmek için fazla vakti yoktu! Yıllarca birlikte yürüdüğü patronunu harcayacaktı! Fazla düşünecek bir şey yoktu! Safını belli etti!
Artık bir başka medya patronu ile birlikteydi! Dinç Bey'in uçağı ile gidenler başka bir patronun uçağı ile dönüyordu! Sonuçta ne banka kaldı, ne medya! İzmirli patronun kendisi de gitti! Ligden düştü!
Ancak yıllarca birlikte yürüdüğü adamı rakibin elindeydi artık!
Üstelik bu davada herkes bir şekilde zarar görürken bir tek o yara almıyordu! Peki, biz ne konuşuyoruz?
Basın özgürlüğü!
Okuyucular bilmese de basın özgürlüğünün altında GÖTÜRME ÖZGÜRLÜĞÜ yatıyordu! Nitekim götürdüler de!
Peki devlete ayar veren medya patronu kimdi? Banka batırma emrini verecek kadar kim kendini güçlü görebilirdi? Aklımda birkaç isim var ama!.. Siz ne dersiniz? Basın demişken devam edelim...
Medya her zaman DEVLETE yön verme rolü üstlenmiştir! Düne kadar DEVLETİ, ORDUYU, ÜNİVERSİTELERİ kışkırtan ve istenilen kulvara sokan basındı! Tabii bu alışkanlık hemen geçmiyor! Geçtiğimiz günlerde ETİLER'de bir yerlerde, içinde medyanın önemli isimlerinden olan birileriyle önemli işadamları bir araya gelmiş! Toplantıdaki biri "Planlarınızı AK PARTİ'siz Türkiye için yapın!" demiş! Herkes niçin böyle kesin konuştuğunu anlamaya çalışırken eklemiş: "Yakında öyle şeyler olacak ki ne Erdoğan, ne AK Parti, ne de ona destek olanlar kalacak! Son hafta çok kritik! Sadece izleyin!"
Okuyucular bu toplantıları hiç bilmez! Düne kadar ÖZGÜR BASININ OLDUĞU (!) Türkiye'de de bunları nedense kimse yazmazdı! Şimdi hem gizli toplantılar, hem gizli planlar, hem de gizli ittifaklar yazıldığı için hep bir ağızdan "Basın özgürlüğü yok!" diye bağırıp çağırıyorlar! İşin garibi buradaki isimler Erdoğan'ı görünce saygıda kusur etmezler! İçeride başka, dışarıda başka yani!
BİZANS!
Biraz da İzmir'e uzanalım... Memlekete gidelim... HPG'nin, daha doğrusu HDP'nin mektupla Kürt seçmenleri tehdit ettiğini gördük! "Ya oy'unu ya canını!" diyorlar...
Belli ki oy'a hiç olmadıkları kadar İHTİYAÇLARI VAR! İktidar olacak halleri yok ama asılıyorlar!
Neden acaba?
Tam bu sorunun cevabını düşünürken İzmir'den ilginç bir haber geldi! Bizim Kraliçe'nin BBC'si İZMİR'e dalmış! Semt semt gezip "Seçimlerde ne olur?" sorusuna cevap aramış! Bulmuş da... Alsancak'ta CHP, Limontepe'de HDP Sokak sokak gezerek elde ettikleri verilerle CHP'li seçmeni yönlendiriyorlar! Yani diyorlar ki; "CHP'nin bir bölümü HDP'ye oy verecek! Bu ortada! Bunu artırın ki HDP sorun yaşamasın, barajı rahat aşsın..."
CHP'yi düşünün! Partinin işlerini götüren dünyaca ünlü ABD'li şirket BENENSON , anketi yapan ise BBC! Kendi aramızda hep konuşuruz ya "CHP neden başaramıyor!" diye... Adamlar başaracaklar ama memlekete bir türlü dönemiyorlar ki! Şimdi de Amerika'ya uzanalım... Önemli işler oluyor!
ABD'de dünyanın en büyük bankalarından 5'i JP Morgan, Citigroup, Barclays, RBS (Royal Bank of Scotland) ve UBS toplam 5,7 milyar dolar para cezasına çarptırıldı. 5 bankanın da döviz kurları ile faiz oranlarını manipüle ettikleri belgelerle kanıtlandı... 5 bankada da bu operasyonlar için birimler kurulduğu anlaşıldı. JP Morgan, Citigroup, Barclays, RBS ve UBS, daha önce 2 kez yine farklı suçlar nedeniyle toplam 4 milyar doların üzerinde cezalara çarptırılmıştı.
Peki, bu cezayı kim açıkladı?
Galiba ABD tarihinin ilk siyahi Adalet Bakanı olan Loretta Lynch... Bu ne anlama geliyordu?
Basit!
Birileri RENKTEN mesaj veriyordu! Başkan Obama açıklamayı Loretta'ya yaptırarak "Karar benim! İşin arkasında ben varım!" diyordu...
Kime? Baronlara! Geçtiğimiz gün biraz konuya girmiştik... Makedonya'da garip işler oluyordu! Üsküp'te darbe isteyen binlerce kişi, içeriye girmeye kalktı... Göstericilerle polis arasında çıkan çatışmada 100'e yakın eylemci yaralandı. Gösteriyi organize eden USAID, NED, PNAC ve SDSM, olayların birçok kente yayılmasını sağladı. Peki, USAID, NED, PNAC ve SDSM'ın ortak özelliği neydi?
Bildiniz! George Soros'a yakın olması! Gösteriye katılanların SOROS'tan kişi başı 1500 euro aldığı söylendi! Peki, gösterileri kimler yakından takip ediyordu? BBC, CNN, Reuters ve New York Times... Neden? İşte burası yarım kalmıştı! Azerbaycan ve Rus medyasına göre Makedonya, TÜRK AKIMI'na "Evet!" dediği için karıştı! Yunanistan ve Sırbistan'ın da bu karışıklıktan payını alacağı iddia edildi! Dün Bosna'daydık! Türk'ün geldiği her yerden birileri rahatsız oluyordu!
Sadece İSMİMİZİ göndersek bile bu rahatsızlık tavan yapıyordu!
Aslında ne kadar güçlüydük?
Adımız bile yetiyordu! Ki daha tam olarak oraya gitmedik bile!
Ama merak etmesinler, TARİH kaldığı yerden yazılmaya devam edecek! Acelemiz yok!
Beklesinler yoldayız!

Takvim

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • hpr

    22 Mayıs 2015 14:07
    18 0
    türkiye ilk defa siyasi iradenin iş ( çakal ) dünyasından daha isabetli ve geleceği daha doğru okuduğu bir dönemden geçiyor... zafer akılla kazanılır ve ALLAH insana bahşetmiş olduğu en değerli, olgu olan akılını kullananın yanındadır .... dünyadaki gelişmeleri doğru okuyup doğru bir strateji geliştiren ve bu gelişmelerin ışığında kendisinin kullanabileceği tarihi fırsatları gayet iyi değerlendirmeye çalışan devlet iradesi Allah ın izniyle mutlaka bunun mükafatını alacaktır .....zafer kurnaz tilkilerin değil aklın yanında olacaktır
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;