SİYASET

Ergün Diler : Kritik viraj

Tarih
23 Ocak 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Ergün Diler

Amerika tıpkı Avrupa devletleri gibi PKK'ya destek sağlıyordu. Sır değil. Ancak Amerika başka bir şeyi daha yapıyordu. Kendi sınırları içindeki terör merkezi olan KANDİL'e gerekenleri verirken hareketin lideri ÖCALAN'ı Kenya'da tutup bize teslim ediyordu. Eğer Amerika'nın derdi bizi BÖLMEK ise Öcalan'ı neden getirip veriyordu? Elimizi neden güçlendiriyordu? Soruları çoğaltabiliriz. Amerika, KÜRT kimliğini tanımamız için KANDİL'e destek verdi. "Silahla çatışma ile bunu bitiremezsiniz. İzin de vermeyiz" demek için bu yolu seçti. Zaten bazı karakol baskınları bunların yardımıyla oldu… "Ama sizi bölmek gibi derdimiz yok! Alın Öcalan da sizinle olsun!" diyerek de kendi oyununu açıkladı! Avrupa ise İstanbul gibi bölgeye yerleşen AĞALAR üzerinden gidiyordu! PARTNERLERİ onlardı! Halk onların dostu, yandaşı, kader arkadaşı değildi. BÖLMEK Avrupa'nın işine geliyordu! Açalım… PKK silahı eline aldı ve önce bölgedeki YERLEŞİK DÜZENİN GÜÇLÜ İSİMLERİNE yani ağalara saldırdı. Çatışma başladı. MARKSİST bir örgüt aslında AĞALARA karşı hak arıyordu. Anlamadık! Devleti PKK'nın karşısına getirip koyduk. Silahlar konuşmaya başladıktan sonra zamanla hem KÜRT kimliğini hem de siyasetini kabul etmek zorunda kaldık. Çünkü AĞALIK SİSTEMİ Kürtler'i modern köle olarak kabul ediyor ama siyaseten ret ediyordu. OY'ların rengine oradaki sistem karar veriyordu. Yerel BARONLARIN dediği oluyordu yani. Amerikalılar, İngilizler, Almanlar, Fransızlar ve İtalyanlar gelip bölgeyi inceliyordu. Uzun zamandır hem de... Ekonomik, psikolojik, sosyolojik ve kültürel araştırmalar yapılıyordu. Adeta bölgenin tomografisi çekiliyordu. Anlamıyorduk. İstanbul ile İzmir ile Ankara ile Adana ile DOĞUGÜNEYDOĞU'nun ekonomik yapısı farklıydı. Bütünleşme yoktu. Parayı elinde tutanlar sınırın dışıyla iş yapıyordu. KAÇAKÇILIK… İsim vermek istemiyorum. Ama AĞALARIN pekçoğu böyleydi. Ağalar gözünü dışarıya dikince içeride değişim olmuyordu. KÜLTÜREL değişimi ise BARONLAR engelliyordu. Değişim olmayınca BATI ile kopukluk giderek artıyordu. Aradaki mesafe azalmayınca TERÖRÜN yeşermesi için gerekli ORTAM hazırlanmış oluyordu! Hem de AĞALAR tarafından… Kopukluk artıkça da DEVLET gaddar, kaba, şiddet dolu yüzünü gösteriyordu. Sorun başka yerdeydi. Biz silahla tankla tüfekle gelip bir anda çözmek istiyorduk. Yabancılar profesörlerini gönderip ANLAYIP oyun kurmaya çalışırken biz ORDUYU yolluyorduk. Yıllar böyle gelip geçti! Kürtçe şarkı, türkü ya da yeminden korkuyorduk. DİL BİRLİĞİNİN bizi bir arada tutacağını sanıyorduk. Tarihte böyle bir şey yoktu. Bilmiyorduk. İnsanları bir arada tutan zenginlik ve güvenliktir. Tıpkı Amerika gibi... "Amerikalı" diye zorlama bir millet var. Ama devletleri çok güçlü. Herkes kendini güvende hissediyor. Yabancılar bile paraları bu nedenle toplayıp ABD bankalarına veriyor! Elin taşıyla elin kuşunu da böylelikle vuruyorlar! Değil mi? Önemli olan KARDEŞLİĞİN ve BİR ARADA YAŞAMANIN DİLE GETİRİLMESİYDİ. KADERİMİZİ BU TOPRAKLARDA ARAYACAĞIMIZIN SÖZÜNÜN VERİLMESİYDİ. Bunun hangi dilde olacağının bir önemi yoktu. Los Angeles'teki Meksikalı da, Chicago'daki, Boston'daki BEYAZ AMERİKALI da ABD için çalışıyordu! Para ve güç hepsini bir arada tutuyordu. Dünya üzerindeki TÜRKLER ya da KÜRTLER hepsi bir arada mı yaşıyordu? Hayır! Mesela, Moldova'daki Gagavuzlar, Türk'tü. Şakır şakır Anadolu Türkçesi konuşuyorlardı. Fakat Hıristiyan ve bambaşka bir iklimin insanlarıydılar. Demek ki SOY birliği bir yere kadar anlamlıydı! Her şeyi çözmeye yetmiyordu! "Vurduk mu devirirdik!" diye gidiyorduk. Sonuç alamıyorduk. Tarihsel korkular da vardı elbette! Biz olayları anlamakta zorlanıyorduk. YABANCI güçlerin hepsi KÜRT sorununun içindeydi. Bizim yanlış yolda olduğumuzu bildikleri için gelmekte bir sorun görmüyorlardı! Sıradan bir KÜRT etkili, önemli, saygın biri haline gelemiyordu. Bölgenin ekonomik sistemi bunu engelliyordu. Zaten daha sonra devlet KORUCULUKLA Kürtler'in kurtulmaya çalıştığı prangayı daha da güçlü hale getirdi. Kürtler, Kürtler'den kurtulmak isterken biz silahlı Kürtler'i sahneye sürdük. Çaresizlik BATI'ya göçü başlatıyordu. Büyük şehirlerdeki insanlar ilk kez özgürleşiyordu. Başlarında, hayatlarına karışacak kimse yoktu artık. Bu nedenle TERÖR büyükşehirlerde kendini pek gösteremiyordu! Yani İstanbul'da, İzmir'de, Ankara'da HENDEK kazılamıyordu! Ortadoğu'da söz sahibi olmak isteyen Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Rusya, Çin ve Amerika bu sorunun tam merkezindeydi. Siz bunları çatışmalarda görmüyordunuz! Ama vardılar! Hem de büyük ve etkili şekilde… Çok kez bunlara yakın isimleri ortada görürdük… Biz bilmezdik kimin kim olduğunu! Ama ilişkileri sınırları aşardı! Tek tek isimlere girmek istemem! Ama eskiden önemli bir figür olan Leyla Zana yine gündemde. Beştepe'den randevu istedi. Zana Meclis'ten atılan isimlerin başında geliyordu. Arkadaşlarıyla birlikte alınıp götürülmüşlerdi… Bunu biz o zaman da bu zaman da "PKK ile mücadele" diye yorumladık… OYSA Leyla Hanım, Fransa'ya yakın bir insandı. Mitterand'ın manevi kızıydı. Avrupa'daki hareketin önemli figürlerindendi. Taşıdığı misyon, çözüme bakışı farklıydı. Bu farklılık Amerika tarafından onaylanmıyordu. Bölgede ve Ankara'da yapmaya çalıştığı, yapacağı hiçbir şey aynı güç tarafından onaylanmazdı! Onaylanmadığını da görürüz zaten! Yakında! Aslında kavga Amerika ile Avrupa arasındaydı. Ama bizim eski devlet bunu göremiyordu. Silahla topla tüfekle giderek bazen YABANCILARIN istediği sonuçları alıyordu… Kürt siyaseti ya da Kandil kesinlikle ve kesinlikle iki gücün bilek güreşinin yapıldığı yerdi. Lider kadrosu dediklerine iyi bakın! SAFLAR belli! Kürt siyasetine bakın! İyi bakın! Herkesin yeri net! Kimi Avrupa'ya kimi de Amerika'ya yakın… Ben de diyorum ki GELİN, SADDAM 'I 5 Kürt gardiyana astıran ABD'nin de sokakları harabeye çeviren Avrupa'nın planları var. Gelin çözümü birlikte bulalım. Yakında ortalığı karıştırmak isteyecekler! Bundan önce yanyana gelelim. Ayrılanı kurt kapar! Benden söylemesi! Bu kadar açık söyleyebilirim…
Daha fazlası beni aşar!

 
Takvim
23 OCak 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • zeytin

    23 Ocak 2016 12:57
    9 4
    nedediysen tersi oluyor 2 seneden beri seni takip ediyorum eski yazılarından bana türkiyenin orta dogu ile ,ilğili bir tane çıkan yazını söyle
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;