SİYASET

Ergün Diler : Büyük yürüyüş

Tarih
18 Aralık 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Ergün Diler

SABAH, kurulduğu zaman hemen kabul görüp çok satan bir gazete olamadı. Doğaldı. Aşması gereken engeller, yıkması gereken barajlar, kendini kabul ettirmesi gereken alanlar vardı. Hürriyet 1948 Londra Olimpiyatları'nda fırladı. Madalya kazanan ve galip gelen Türk güreşçilerinin fotoğraflarını renkli boyama tekniği ve büyük boyda manşetten vererek, fark meydana getirdi. Ardından KIBRIS meselesini BAYRAK yapınca TEK başına kaldı. İlerledi, büyüdü, etkisini artırdı ve DEV OLDU! Sonra İzmir'den gelen Dinç Bilgin SABAH'ı çıkardı. Başlarda umut yoktu. Ekip sorunu yaşanıyordu. Ama tek bir hamleden hiç vazgeçilmiyordu. SABAH o dönem BÜYÜK olan HÜRRİYET'e vuruyordu. Fırsat buldukça... HÜRRİYET büyüklüğün getirdiği tavırla cevap vermiyordu.
Ancak o gün geldi ve Hürriyet cevap vermek durumunda kaldı. İşte o gün SABAH doğdu. BERBER YAŞAR nedeniyle kavga başladığı an artık her iki GAZETE DE AYNI RİNGTE ve AYNI KULVARDAYDI.
Kimin kazandığının önemi yoktu. İkisi de kaybetmeyecekti.
Öyle oldu. SABAH büyüdü.
Hürriyet'in hayatına girdi. GÜÇ BÖLÜŞÜLDÜ! Son haftalara iyi bakın!
Dünyada konuşulan üç ülke var! TÜRKİYE, RUSYA ve AMERİKA... Gazeteler, televizyonlar, internet, sosyal medya tamamen ORTADOĞU, DAEŞ, düşürülen RUS UÇAĞI, Ankara'nın tepkisi, ambargolar, Amerika'nın tavrı ekseninde ilerliyor. Bunlar yaşanırken Türkiye kimseye haber vermeden MUSUL'a asker gönderdi. KÜRTLER'i bitirmeye çalışanlara "DUR!" diyordu. İçeride KÜRT SORUNU çıkarmak için çırpınanların elinden, büyük bir kozu alıyordu. AKILLA...
Türkiye 30 yıldır içeride can acıtan sorunu, dışarıdan çözüyordu.
Zaten HİÇBİR SORUN, ONLARI MEYDANA GETİRENİN MANTIĞIYLA ÇÖZÜLMEZDİ...
Ankara bunu yapıyordu. Yeni bir akılla sorun olarak gösterilen NOKTA'yı, en geniş bir şekilde kucaklıyordu.
Bu da içeriden desteği bitiriyordu. Şimdi Sur'da, Cizre'de, Nusaybin'de olan bu! Dün, 1392 gazeteci Putin'e soru yöneltti. Putin ne hikmetse 3 saat 8 dakikalık toplantıda dönüp dolaşıp her soruyu neredeyse ERDOĞAN'a, Türkiye'ye bağladı. Bazen tehdit etti, bazen uyarıda bulundu, bazen de saygı sınırını aştı. PARALEL'in kullandığı DOSYALARA sadık kalarak ilerledi. İçerideki malum kişiler de hemen alkış tuttu. Putin Ankara'ya yükleniyor ama "Türkiye ile düşman değiliz ve olmayacağız!" diyordu. Gariplik bu kadar da değildi! TÜRK AKIMI ve NÜKLEER işinde birlikte yürümek istediklerini açık ve net olarak söylüyordu. Ama SU-24 uçağının düşürülmesinden dolayı da kızgınlığını her fırsatta dile getiriyordu. DAEŞ'e geliyor ve mücadelenin zorunlu olduğunu söylüyordu.
Türkiye'nin içinde bulunduğu ittifaka da olumlu baktığının altını çiziyordu! BÜYÜK DEVLETLER BÖYLE YAPARDI! Amerika ve Rusya kendi aralarında anlaştı ve SOĞUK SAVAŞI geri getirdi. Silaha para yatıran iki dev, oyuna kaldıkları yerden devam kararı aldı. Esad mesele olsaydı bin kere gitmişti.
DAEŞ'e gelin! Eğer Amerika Birleşik Devletleri, İSLAMİ TERÖRÜ (!) mesele olarak görse, kesinlikle ve kesinlikle bunu Moskova'yı yanına alarak bitirirdi.
Böyle bir BİRLİK gören var mı? YOK elbette! Amerika'nın El Kaide veya DAEŞ gibi örgütlere hep ihtiyacı oldu. DÜŞMAN şartı çünkü. Şimdi ise hem İSLAMCI TERÖRİSTLER (!) hem de Rusya karşısında! Güzel değil mi!
17 Aralık uzun yıllar hafızamızdan çıkmayacak. Devlet içindeki bir grup, dışarıdaki bir YAPI'dan emir alarak SİVİL DARBE ile Erdoğan'ı tasfiye etmek istedi. BU YAPI AMERİKA'da bulunuyordu.
Karargah oradaydı. ULAKLARLA gelen emir sonrası düğmeye basıldı.
7 Şubat krizinde Hakan Fidan'ı, Emre Taner'i ve Afet Güneş'i vermeyen Erdoğan'ın, evladını vereceği düşünüldü! Planı yapanlar bunu atladı. Erdoğan direnç gösterdi. Geri adım atmadı ve karşı tarafı mağlup etti. O gün karşımızdaki Amerika'ydı. Gezi'de de öyle...
Televizyonlarıyla, gazeteleriyle...
Erdoğan savaşarak geliyor, büyük rakipleri yıkarak ilerliyordu.
Onlar da cevap veriyordu. Türkiye ile birlikte ERDOĞAN DEVLER LİGİ'ne çıkıyordu. Dün karşımızda olan Amerika, düşürülen SU-24 Rus savaş uçağı meselesinde yanımızdaydı! Bizi haklı gördüler. "SINIR İHLALİ YAPAMAZSIN!" diye Moskova'yı eleştirdiler.
Oyuncular değişmiş bir anda Putin ve Kremlin ile karşı karşıya gelmiştik.
17 Aralık'ta yani dün PUTİN adeta cemaat mensubu gibi konuşuyordu. ERDOĞAN'ı suçlamasının temelinde İSLAMİ uyanışı gerçekleştirmesi yatıyordu. Ortadoğu'da İSLAM üzerinden insanları ve devletleri bir araya getirmesi yatıyordu!
Müslüman sokaklarındaki TÜRKİYE SEVDASI yatıyordu...
Son iki yıl içinde İKİ DEV ile karşılaşıyor ve ilerliyorduk! Ankara bütün müdahalelere rağmen ayaktaydı.
Erdoğan yürüdükçe Ortadoğu bize geliyordu. Biz sesimizi yükselttikçe Müslümanlar coşku ile bize akıyordu. Umut oluyorduk.
Adriyatik'te, Katar'da ve Musul'da vardık! BAYRAK gösteriyorduk.
Evin içinde yeşertilen bir sorunu bile MUSUL'da, ERBİL'de hallediyorduk.
Gidiyorduk. Geldiğimiz yerlere... Hayat iki şekilde yaşanır:
Ya hiç mucize yokmuş gibi, ya da her şey birer mucizeymiş gibi...
Bizi içeri hapsedenler, nefes almamızı MUCİZE gibi gösterdi.
Oysa asıl mucize yazacağımız TARİH'ti! Yıkıldıktan sonra küllerinden doğan bir milleti, bir devleti gösterecektik. Herkes bizden bunu bekliyordu! Bakmayın Amerika'ya, Rusya'ya! Onlar zaten bize mahkum! Sadece bir an önce geri gelmemiz isteniyor. Geri gelirken de MINTIKA TEMİZLİĞİ YAPARKEN, sadece DAEŞ'i süpürmek olmaz. Birileri daha gitmeli. Gitmeli ki dönüşümüz ŞANLI olsun! 3 saat 8 dakika konuşsa da Putin yakında Suriye'den gidecekti. Uçağı düşürüldüğü için değil. Gururu kırıldığı için değil.
Karizması bozulduğu için de değil... BİZ GELECEĞİMİZ İÇİN! Uçak krizinden hemen sonra Rusya'nın tepkisinin olmayacağını söyledim. Olmadı. Karşılık vermeyeceğini gazı da kesemeyeceğini anlattım. Öyle oldu! Dönün eski günlere... Koca Türkiye Esad'ın babasıyla, Yunanistan'la, bazen Saddam'la, bazen de Ermenilerle itiş kakış yaşardı! Ringe çıkacak gücümüz yoktu! Çıksak ta rakibimiz hafif sıkletti! YA ŞİMDİ? DÜŞÜNÜN BAKALIM! Son iki yıla bakın! Bir yanda Beyaz Saray ve CIA, diğer yanda Kremlin ve FSB...
Aradakileri saymıyorum bile...
Ama gelinen yer burası!
Herkes savaştan söz ediyor!
Hayır olmayacak. Zaten savaşın da göbeğinden geçiyoruz. Sadece gören çok az! Albert Einstein yıllar önce "3. Dünya Savaşı'nda hangi silahların kullanılacağını bilmiyorum ama 4. Dünya Savaşı'nda taş ve sopalar olacağı kesin!" demişti.
Silahı elinde bulunduran iki güç Amerika ile Rusya, bir oyunu dünyaya izletiyorlar. Ortada silah var, kavga yok. Gerilim var, düşmanlık yok! Biz çıktıktan sonra 100 yıl bu coğrafya AVRUPA'nın elinde oyuncak oldu. Hem bölge, hem Müslümanlar, hem İslam, hem tarih, hem de gelecek zarar gördü...
Bu KABUSUN bitmesi için yapılması gereken tek şey TÜRKLER'in sahneye geri dönmesiydi...
Mahallenin ABİ'sinin, eski anıları yanına alarak geri gelmesiydi...
Yaptığımız da ön hazırlık... Herkes bunu biliyor! Merak etmeyin... BÜYÜK BÜYÜK adımlarla geliyoruz...
Putin, dün bütün zamanın bize ayırarak bunu zaten ilan etti!
Siz bakmayın kafası GEZİ'de kalanlara... ANLAYIN!
GÜÇ BÖLÜŞÜLDÜ! GÜCÜMÜZÜ KEŞFEDİN!
Kendinize güvenin!
Devletinize de...

Takvim
18 Aralık 2015

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;