Bu değişlik, tek başına iktidar olmayı ne kadar zorlaştırdıysa, doğal koalisyonlar oluşmasının da o derece önünü açtı.
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan arasında son yaşanan tartışmayı, işte bu düzen değişikliği üzerinden okumak gerekiyor.
ÜÇLÜ SİNERJİ
AK Parti’nin kuruluşunu, Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın “gelenekçi” milli görüşçüleri geride bırakıp, AK Parti çatısı altında yollarına devam ettikleri günleri hatırlayın.
Üçlü bir sinerji oluşmuştu. Gül, stratejik aklıyla, uluslararası diplomasi ve finans çevreleriyle ilişkisi ile bu üçlünün en kritik ismiydi. Bülent Arınç, merhum Necmettin Erbakan’ın tedrisatından geçmiş, yerel siyasetin ve Milli Görüş hareketinin kılcallarını biliyordu. Gül’ün yerelde devleti ve ekonomiyi yönetecek bürokrasi ile uluslararası camia ile bağ kuracak diplomasi ekibini oluşturması ne kadar önemli ise, Arınç’ın Fazilet Partisi’nin önemli isimlerini ikna etme, merkez sağdan kalan siyasetçileri toparlama ve taşrada örgütlenme girişimleri o derece hayati idi.
yazının devamını okumak için tıklayınız
Hiç yorum yapılmamış
4204 kez izlendi
1481 kez izlendi
967 kez izlendi
489 kez izlendi
3467 kez izlendi
786 kez izlendi
512 kez izlendi
3555 kez izlendi
2538 kez izlendi
1248 kez izlendi
1705 kez izlendi
560 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.