SİYASET

Cem Küçük : Fethullah Gülen de Julian Assange gibi bir haindir!

Tarih
24 Şubat 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Cem Küçük

24 Şubat 2015

Daha önce bu köşede Assange örneğini çok verdim. Yaptığı sorumsuz ve berbat yayınlar yüzünden ellerine kan bulaşan hain gazeteci Julian Assange olayı tüm Türk gazetecileri tarafından iyi anlaşılmalıdır. Assange denen psikopat binlerce kozmik belgeyi redaksiyonsuz yayınlamış ve bunun sonucunda ABD ve Britanya yurttaşlarının hayatını tehlikeye atmıştı. Hatta ismini verdiği insanlardan bazıları teröristlerce öldürüldü. ABD ve Britanya elbette bu hain gazeteciyle ilgili gereğini yaptı. Assange’a bu dünyayı dar ettiler. Bu iki devlet bu konuda haklıydı. İnsan hayatı ve ülke güvenliği her şeyden önemlidir.

Türk medyasında Julian Assange tipi adamlara yani paralel örgüt mensuplarına da Türk devleti gereğini yapacaktır. Türk devleti ABD ve Britanya ile aynı devlet onuru ve gücüne sahiptir. Bu iki devlet de bizim bu mücadelemizi desteklemek zorundadır. Desteklemezlerse bu riyakar tutumlarını yüzlerine çarparız. Fakat son dönemde Türk devleti olarak ortaya koyduğumuz Assange-Gülen analojisini ve argümanlarımızı ABD’li ve İngiliz devlet adamları da haklı buluyor. Şükür ki sağduyu yoluna geldiler. Paralel medya faaliyetleriyle Wikileaks arasında hiç fark yoktur. Hatta Fethullah Gülen'in elleri Assange’a göre çok daha kanlıdır. Ben bunları yazınca Fethullah Gülen'in talimatıyla Bülent Korucu adlı kukla Assange ve Bradley Manning’i savunan bir yazı yayınlamıştı. Bu tipler sadece talimat almasını bilir. Kendileri gibi hain olan Julian Assange ve Bradley Manning gibi alçakları nasıl şevkle savunuyorlar. Fakat artık ne yaparlarsa yapsınlar bittiler. İnleye inleye çöküyorlar. 

Assange’ın ve diğer hainlerin ne olduğuna dair Hürriyet gazetesi yazarı Verda Özer’in 1 Nisan 2014’te yazdıklarını iyi okuyun paralel örgüt mensupları. Bir de bellboy kadar İngilizce bilen sözde gazeteci özde aparatçik Kadri Gürsel iyi okusun bu yazıyı. Çünkü Özer senelerce İngiltere'de yaşadı ve aynı ülkede milli güvenlik üzerine doktora yaptı. Londra'daki üst düzey devlet yetkililerine çok yakın bir gazetecidir. David Cameron hükümeti nazarında çok itibarlı bir isimdir. AK Parti yandaşı bir kalem de asla değildir. Zaten mesele AK Parti değil meşruiyet meselesidir. Şöyle yazıyor Hürriyet yazarı...

“...Wikileaks’in kurucusu Julian Assange, ABD’nin devlet sırlarını içeren pek çok belge sızdırmıştı. Washington Assange’ı vatan haini, Başkan Yardımcısı Joe Biden da terörist ilân etmişti. Ne zaman ki Amerikalı bir asker olan Bradley Manning, 26 Temmuz 2010’da Amerikan ordusunun Afganistan ve Irak’ta sebep olduğu sivil ölümleri ifşa eden 92.000 belgeyi medyaya sızdırdı. Hem de Guardian, New York Times ve Der Spiegel gazetelerine. İşte o zaman hem Assange, hem Manning için av başladı. 

Manning Mayıs 2010’da tutuklandı ve 35 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Üstelik hapiste kötü muameleye maruz kaldığı da tescil edildi. Assange ise 19 Haziran 2012’den beri Ekvador’un Londra Büyükelçiliği’ndeki bir odada yaşıyor. Assange’ın Manning’i sızıntı için teşvik ettiği tespit edilirse, ABD’de 35 yıl hapse mahkûm edilebilir. Pentagon da Wikileaks’e karşı 7/24 operasyon yürüttüğünü açıkladı bir süre önce. 

ABD tarihinin en büyük sızıntısını ise, 2013’te bir CIA ve Ulusal Güvenlik Dairesi (NSA) çalışanı olan Edward Snowden gerçekleştirdi. ABD’nin 122 devlet ve hükümet başkanını nasıl dinlediğini binlerce belgeyle ifşa ederek. Ne var ki Guardian belgelerin sadece yüzde birini yayımladı. CNN gibi bazı kuruluşlar da, “ulusal güvenlikle ilgili gizli bilgilerin ifşasına araç olmamak” gerekçesiyle içeriği yayınlamayı reddetti. 

Snowden da ABD tarafından casus ilân edildi. Ve geçici olarak Rusya’ya sığındı. En sert tepkiyi ise İngiliz hükümeti verdi. Guardian’ı kapatmakla tehdit edince, gazete çalışanları bilgisayarlarını ellerinde matkaplarla imhâ ettiler. Hem de İngiliz istihbarat görevlileri refakatinde. Herhalde İngiliz tarihinin en sürreal anı olan bu görüntüler 2014 Ocak ayında YouTube’a düştü. 

UZUN lâfın kısası, devlet sırrını ifşa ederek ulusal güvenliği tehdit eden herkes dünyada benzer tepkiler alıyor. Ve sızıntılardan sonra sırlarını daha iyi korumak için devletler güvenlik vitesine sımsıkı sarılıyor. Snowden sonrasında istisnasız tüm Batı ülkeleri, siber savaş ve dijital casuslukla mücadeleyi güçlendirmek için güvenlik önlemlerini arttırdı.” 

Verda Özer’in CNN örneğinde söylediği gibi tüm Türk yayın kuruluşları ulusal güvenlikle ilgili gizli bilgilerin ifşasına araç olmamak zorundadır. Aksi halde Türk devleti tıpkı ABD ve İngiliz devleti gibi meşru hakkını kullanır...

Yenişafak

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER

Copyright © 2021 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;