VECİHİ Hürkuş'un hikayesini okumaya başladığında gözyaşlarını tutabilecek kimse azdır bu ülkede. Her satırındaki engellemeler, eziklikler, insanı çıldırtacak cinstedir. Türkiye'nin ilk uçağını kendi imkanları ile yaptığı ve uçurduğu için hapis ve para cezası alan Vecihi Hürkuş'tan bahsediyoruz. Yerli ve Milli uçak üretimi için kolları sıvadığında akla hayale gelmedik zulümle karşılaşan Vecihi Ünal ilk uçak mühendislerimizden biri olarak son noktada Van'a sürülmüş bir kahramandır. Kendi hava sahasını Batı'nın baskısıyla Türkler'e kapatan bir ülkenin, dışladığı, horladığı, süründürdüğü, her türlü zulmü yaptığı bir isimdir o. "Ömrümü Milli bağımsızlığagiden tek yolun Milli üretimdengeçtiğine olan inancıma vakfettim. Çünkü başkalarının kanatları ile uçanlar HÜRKUŞ olamaz" diyerek vekahrından öldüğü saatlerde, Neil Armstrongaya ayak basıyordu. Bu ülkede "Her şeyin en iyisini Batı üretir, her şeyin en iyisini o yapar" şeklinde beyin tutulmasınakapılmış nice insan yaşamıştır. Batı hayranıolan bu kafalara İttihatçı diyoruz. Onlaryüzünden bu topraklarda yıllarca tek çiviçakılmamıştır. Direnenler, üretim yapmayakalkanlar ya engellenmiş, ya hapislere atılmışveya öldürülmüştür. Batı aşkına 100 yılgeri kalmışlığa mahkum edilen Türkiye'yebu cezayı kesenler her ne kadar dışardangörünse de, uygulayıcıları içimizdeki İttihatçıkafalar olmuştur. 2. Dünya Savaşı'ndaAvrupa yerle bir olmuştur. Londra veBerlin'de bırakın fabrikayı oturacak evkalmamıştır. Japonya'da iki şehir atombombasıyla haritadan silinmiştir. Yerindibine giren, taşın taş üzerinde kalmadığıAvrupa ve Japonya, savaşları yaşamayanTürkiye'nin çok gerisinde kalmıştır. Ancakbu ülkedeki Batı hayranı İttihatçılar veMonşerler yüzünden bu topraklara çiviçakmak isteyenler saldırıya uğramış,itibarsızlaştırılmak için her yol denenmiş veBatı'nın çok gerisinde kalmaya terkedilmiştir.
Bu ülke iktidarı ele geçiren ve bürokratik vesayetin mimarı olan bu İttihatçı kafalar yüzünden kendi topraklarında petrol arama yasağı getiren kanunlar bile çıkarmıştır. Yeryüzünde kendi ülkesine petrol arama yasağı bile koyan başka bir ülke yoktur. O yasağı haberleştirdiğim günün ertesinde rahmetli Özal kaldırtmıştır. İktidara geldiği ilk yıllarda Türkiye'nin en büyük tesisi elektronik fabrikasının temelini Koç Holding atıyordu.
Siyah Beyaz televizyon üretecekti Türkiye'nin dünya çapındaki (!) fabrikası. Aynı dönemde Rahmetli Özal renkli televizyona geçirdi Türkiye'yi. Ne günler gördük, ne acılar çektik. Vecihi Hürkuş gibi yerli araba üretme hayaliyle yanıp tutuşan nice gencimiz vardı bu topraklarda. Hiçbirine yol vermedi bu ittihatçı kafalar. Yola çıkmaya kalkanlara deli muamelesi yaptılar. Rezil etmek için her yolu deneyerek engellediler. Aynı ezik kafalar, yıllarca bu ülke insanlarını, keçilerin kemirerek yiyebildiği teneke arabalara mahkum ettiler. Bizim neslin gençliği Avrupa'ya gittiğinde yollardaki arabaları izlediğinde "Ah" çekerdi. İmrenerek bakardı.
Sonra ülkesine döndüğünde komünist ülkelerde ve Afrika'da görülen, gitmeyen, çürük, direksiyonun çevirmekte zorlandığınız hurdalara binmek zorunda kalırdı. Çünkü otomobil üretenler sadece montajcıydı.
Avrupa'nın tedavülden kaldırdığı arabalar için anlaşma yapar, onların sanayisini buraya transfer edip keçilerin rahatlıkla kemirebildiği tabut arabaların montajını yaparak satardı.
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.