Kanal İstanbul'un sınırında inşaa edilecek yapay ada için yabancı basında "Dünya finans merkezinin simgesi olacak" haberleri havada uçuştu.
Ortadoğu'da, Afrika'da çıkan sorunlarda masada Washington-Ankara-Moskova hattı vardı. Avrupa ve liderleri Almanlar tribüne gönderilmişti. Kanal İstanbul, Pekin'den Londra'ya uzanan İpekyolu için en stratejik kapı olacaktı. Burada söz hakkı olan, Washington-Ankara-Moskova hattının kurduğu her masada kendine sandalye bulabilecekti. Erdoğan Alman istihbaratçıdan Merkel adına gelen bu teklife dönüp bakmadı bile. O tarihten itibaren Alman Deutsche Welle sürekli Türkiye'de yapılan tüm projelere karşı çıktı. Bunu bir devlet meselesi haline getirdi. Çamlıca Camii için "Siyasal tartışmaları alevlendirecek.
Alman haber ajansı Marmaray'ı bile diline doladı. "Güvenli olmadığı eleştirileri var" diye çığlık atarken, Marmaray dünyanın en güvenli denizaltı tüneli seçildi. "Taksim Camii projesi siyasal iktidar için ideolojik olarak ne ifade ediyor?.." diye inlediğini bile gördük bu ajansın. Durdular mı? Hayır! "Bir çevre kabusu. Kanal İstanbul, içme suyunu kirletebilir" diyerek dövündü. Bir baktık bu argümanların tamamını Ekrem İmamoğlu dahil tüm ittihatçı muhalefet de kullanmaya başladı. Bir zamanlar Alman vakıfları para dağıtarak Bergama'da madenlerini kapattırmak için çıplak köylüleri sahaya sürüyorlardı.Hiç yorum yapılmamış
4451 kez izlendi
1583 kez izlendi
1067 kez izlendi
558 kez izlendi
3497 kez izlendi
821 kez izlendi
543 kez izlendi
3588 kez izlendi
2570 kez izlendi
1278 kez izlendi
1735 kez izlendi
594 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.