GÜNCEL

Bekir Hazar : Çivi

Tarih
14 Haziran 2018
İzlenme
Kişi
Yazar
Bekir Hazar

FRANSA Devlet Başkanı Macron geçtiğimiz aylarda "Balkanlardaki Türk nüfuzunu engellemeliyiz" diyordu. Yıllardır Afrika'yı sömüren, kara kıtada 16 ülkeyi soyup soğana çeviren, yılda 500 milyar dolar kısmi bağımsızlık hakkı haracı alan Fransa'nın başındaki adam rahatsızdı. Bağımsızlık verdiği ülkeleri bunun karşılığında haraca bağlayan bir sülük vardı karşımızda. Aslında verilen bağımsızlık da göstermelikti. Hala insanlar Fransızca konuşuyor, rüyalarını bile Fransızca görüyordu. Bunun da nedeni, darbelerle başa geçirdikleri kuklalarla bu ülkeleri yönetmeleri ve kendilerini bağımsızlık hayali içinde avutmalarıydı.
Bazı ülkelerden boru hatlarıyla Fransa'ya oluk oluk bedava giden petrole bile tanık olduk. Kimse gıkını çıkaramıyor, "Bu petrol neden bedava gidiyor" diyemiyordu. Çünkü başlarında askeri cuntalar vardı. Hepsi kendini Fransa'ya satmış birer haindi. İşte Türkler bu ahtapotların kollarıyla sarmalayıp sıktığı bu ülkelere soymadan, elini uzatarak dalga dalga geliyordu. Onlar için sorun sadece Balkanlarda değildi.
Afrika ülkelerine gittik, Asya'ya uzandık, Balkanları karış karış gezdik. Tüm bu bölgelerde halkların çığ gibi büyüyen Türkiye sevgisine tanık olduk. Her yerde gönül bağları ile oluşturulan büyük nüfuzumuz vardı.
Bunda birinci etken ecdadın, Osmanlı'nın gittiği yerlerde bıraktığı insan sevgisi, adalet ve izlerdi. İkinci etken ise Türkiye'nin dünya siyasetinde hızla artan gücü, mazlumların sesi olması ve şüphesiz TİKA'nın yaptığı muhteşem hizmetlerdi. Her gittiğimiz ülkede TİKA'da pırıl pırıl genç yöneticiler arı gibi çalışıyor, insana dokunuyordu.
Ve dahası "ÇİVİ ÇAKIYOR" Osmanlı eserlerini onarıyordu. Ecdadın izlerini yıkılmaktan kurtarıyordu. TİKA'nın diğer ülkelerdeki bu faaliyetleri karşısında en büyük direnci ve sabotajı da FETÖCÜ teröristler gösteriyordu. TİKA bir yandan Osmanlı eserlerini ihya etmek için çırpınıyor, diğer yandan FETÖ ile savaşıyordu. Meral Akşener'in "TİKA'yı kapatacağım" demesi bu nedenle benim de yüreğime dokundu.
"TİKA'yı kapatacağım" düşüncesi aslında "Dünyadaki Osmanlı izlerini sileceğim" demekle eşdeğerde bir yaklaşım. Evet, Fransa Cumhurbaşkanı'ndan tutun Batı'nın tüm başkentlerindeki devlet adamlarına kadar herkes TİKA'nın kapatılmasını ister. Osmanlı izlerinin, artan nüfuzumuzun silinmesini canı-ı gönülden arzular. Hatta Macron ile bunu açık açık dillendirir de... Benim anlayamadığım Meral Hanım bunu neden ister? Yıllardır Batı basınında sürekli "Eyvah Türkler geliyor", "Türklerin hedefi Osmanlı'yı canlandırmak" diye manşetler atılıyor. İsrail Başbakanı bile "Osmanlı eskidendi" diyerek artan Türk nüfuzuna karşı saldırıya geçiyor. Tüm bu korkunun yaşanmasının nedenleri arasında Erdoğan'ın "Dünya 5'ten büyüktür" diyerek gür sesi ile halkların gönüllerine hitap etmesinin büyük payı var.
Bunun yanında sürekli büyüyen, mega projelere imza atan, dünya siyasetinde artık masa kuran bir Ankara da büyük etken. Ve tabii TİKA'nın da çok emeği var. Evet Batı bizim Kanal İstanbul'u yapmamızı, boğazları geri almamızı ve bundan milyarlarca dolar kazanmamızı istemez. Yerli araba yaparak milyarlarca dolarımızın cebimizde kalmasını asla istemez. Rus doğalgazının bugün açılışı yapılan Azerbaycan doğalgaz boru hatlarının Türkiye'den geçmesini, vananın elimizde olmasını bir kabus olarak görür.
1990'larda Batı'nın tüm başkentlerinde gördüğüm hızlı trenlerin bu ülkede de yapılmasını hiç istemez. Dünyanın en büyük havaalanlarından birini yapmamız karşısında burnunda solur. Kendisi onlarca nükleer santral yaparken bizim de aynı tesisi kurmamıza öfkelenir. Bu ülkede bir çivi çakılmasını istemez...
Batı'nın bu yaklaşımını, "Balkanlar'daki Türk nüfuzunu durdurmamız gerekiyor" diye bağıran Macron'un çığılığını anlarım da... Ülkemizi yönetmeye çalışan muhalefet liderlerimizden da aynı çığlığın yükselmesini anlamak da zorlanıyorum.
Yahu çakılan her çivi Batı başkentlerinin böğrüne saplanıyor. "Ben tek çivi çakmayacağım. Çakılan her çiviyi de çıkarıp, yıkacağım" diyerek iktidara talip olan çivisi çıkmış muhalefet dünyanın neresinde var? Bilen varsa beri gelsin!.

yazının kaynağı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Kürd

    14 Haziran 2018 18:05
    2 0
    Hristiyanlar misyonerlik merkezleriyle milyarlar döküp gittikleri yerleri hristiyanlaştırıp devşirdiği seçkinleri çoğu zaman menfaatlendirerek idareye getirip ülkelerini ellerinden alıyor. Müslümanların da fukaralığından ve cehaletinden faydalanıp yardım ve bağışlarla hristiyanlığa çekiliyor. Halbuki zenginlerimiz el atsa islami misyonerliklerle bu insanlar islam'a kazandırılıp emperyalizme uşaklığa çağıran hristiyanlığa karşı şuurlandırılabilir ve ülkelerine sahip çıkmaları sağlanabilir.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;