GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : Yargıtay bir bozmuş, Mansur istemiş, bir daha bozmuş!

Tarih
19 Mart 2019
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

İki haftadır tartışıyoruz..

Cevabını alamıyoruz..

Soru çok basit: “600 bin dolarlık senedin sebebi ne?”

Bu soruyu bile cevaplayamayanlar, Ankara’ya Büyükşehir Belediye Başkanı olmaya çalışıyor..

Oysa, muhatabımız onu cevaplasa.

Sırada diğer sorular var..

Mesela..

“Seyit Çavdar kimdir?”

“Mansur Yavaş ile tanışıklığı nedir?”

Birinci soruya cevap vermediğine göre..

Bu sorulara da cevap vermeyecektir.

O zaman biz yardımcı olalım, kendisine..

Seyit Çavdar, 600 bin dolarlık senedin verilmesine sebeb olan davanın bozma kararına imza atan, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin o dönemki başkanıdır..

Aslında bir bozma da değil..

İki bozma kararı vermiştir..

“Nasıl olmuş o?” diyeceksiniz..

 Anlatayım..

Bir bozma kararı vermiş..

Sonra..

O bozma kararını beğenmemiş, bozma kararını düzeltmiş, daha sağlam olsun diye, bir bozma daha vermiştir..

Bu nasıl oluyor diyeceksiniz..

Hani bazıları hatırlatır..

“Hukuk lastiğe benzer” diye..

Bu da o hesap..

Çektikçe uzar.. Bırakırsınız kısalır..

Seyit Çavdar başkanlığındaki 19. Hukuk Dairesi de.. 2009’da Kayseri Şeker Fabrikası’nın kasasından milyonlarca lira çıkmasını gerektirecek bir bozma kararı vermiş.. 

Karara itiraz edildiğinde..

Ben diyeyim benzer yargı süreçlerinde..

Yani tashihi karar aşamasında..

İstatistiki ortalaması onbinde bir olacak şekilde..

Siz deyin, “yirmibinde bir” olacak şekilde..

İstatistiki olarak bu kadar küçük bir ihtimal dahilinde olan kararı verip, kararı önceki bozmadaki gerekçeye başka cümleler de ekleyerek ikinci bozma ile Mansur Yavaş irtibatlıların alacağı parayı perçinleştirmiş..

4 ay önce verdiği bozma kararı, bir ilave bozma gerekçesi ile taçlandırılmış..

Mansur Yavaş’ın yanında duran taraf lehine, “Hem kâr mahrumiyeti alması gerekir.. Hem de cezai şart almalı” denilmiş..

Ohhh ne güzel kebap bu..

Basitinden özetleyeyim..

Sözleşme bozulmuş..

Bozulma sebebi olarak, iki tarafın da kusuru var..

Mansur’un tarafı, “Sözleşme bozuldu.. Ben 10 sene boyunca şu kadar para kazanacaktım.. Bunu istiyorum” diyor.

Haydi diyelim, kusurun büyüğü sizde değilse, haklılık payı var.

Sözleşmenin devam edeceği ilerki yıllarda kazanılan tüm parayı talep etme hakkınız var..

Bir de fazladan..

Sözleşmenin bozulmasından kaynaklı, astronomik cezai şart ne oluyor?

Uğraşmadan. Didinmeden. Oturduğunuz yerden.. Sözleşme varmış gibi.. Önümüzdeki yıllarda kazanacağınız parayı, karşı taraftan alıyorsunuz..

Bir de yanına, cezai şart ekliyorsunuz..

“Bir koyundan, iki post çıkarmak” denir buna..

Eeee. Koyun yerine konulan, Kayseri Şeker Farikası olunca.. 

“Özelleştirmeyelim, birlikte yiyelim” denilen bir işletme olunca..

Kayseri Şeker Fabrikası, koyun yerine de konulur, kuzu yerine de..

Mansur’un savunucuları hemen çıkışacaklar..

“Ha ha ha.. Seyit Çavdar sol görüşlü birisi.. Mansur Yavaş ise ülkücü..”

Ben de, “He he” diye cevap vereceğim..

Ne Seyit Çavdar’a deyin ki, kökten solcu..

Ne de Mansur Yavaş’a deyin ki, tam ülkücü..

Hatırlatayım, Türkiye; FETÖ operasyonları ile çalkalanıyor iken..

HSYK’da istediği gibi at oynatan, Yargıtay’da nerede ise tüm dairelerde çoğunluğu sağlamış olan FETÖ..

Yargıtay birinci başkanvekilliği seçimlerinde..

İki sosyal demokrat üye ve bir muhafazakar aday arasında öyle bir taktik izliyor ki..

Akıllar duruyor..

Muhafazakar adayın zaten seçilme ihtimali zayıf..

FETÖ’cüler de, iki solcu adaya, yarı yarıya oy vererek, ikisinin de seçilmesini engelliyor.. Bu arada da, pazarlıkları sürdürüyor..

İki aday da, bu sebeble seçilemiyor..

En sonunda ne oluyor?

Solcu Seyit Çavdar’a, görünmeyen bir el tarafından tılsımlı bir dokunuş geliyor..

Ve iktidarın desteklediği solcu aday yerine..

Diğer solcu Seyit Çavdar, Başkanvekili seçiliyor..

O tarihlerde merak ediliyor..

Bu destek nereden diye..

Araştıranlar, bir ipucu yakalıyor ama..

Sonunu getiremiyor..

Nedir o ipucu?

Seyit Çavdar ismi, FETÖ’nün dinlediği yüksek hakimler listesinde çıkıyor..

Diyeceksiniz ki.

“Al işte ispatı.. FETÖ’cüler, düşmanlarını dinler.. Demek ki, Seyit bey de FETÖ’nün karşıtı imiş!”

Düz mantık bunu söylüyor da.

Birçok olayda gördük, önce dinleme, sonra muhatabına şantaj, sonra teslim alma..

Bu olayda da, benzeri olmasın sakın?

“Sonuç ne?” diyeceksiniz..

Kimseye bir suçlama yapmayalım..

Herkes çıksın kamuoyunun önüne..

yazının devamı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;