GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : TBMM, İsrailli katillere af çıkaramaz, çıkarmamalı!

Tarih
19 Aralık 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

Mavi Marmara gemisi davası, kapatılıyor mu?

İddia o ki; Türkiye, İsrail ile anlaşıyormuş..

Benim bakış açım şu..

Türkiye, İsrail’e “Hoop” dediğinde, İsrail’den yana tavır alanlar safında olmadığım gibi..

Cebinde Türkiye Cumhuriyeti nüfus cüzdanı taşıdığı halde, “Görürsünüz siz. İsrail sizden bunun hesabını çok ağır sorar” diyenlerin yanında da olmak değil.

İsrail, Türkiye ile anlaşma zemini aradığında da.

Hatta özür dilediğinde de..

“Türkiye, Mavi Marmara gemisinde şehit olanları sattı” noktasında değil..

Şunu söyleyebilirim:

“Hiçbir şartta, İsrail ile anlaşmamak gerekir” iddiasında değilim.

Makul şartlarla..

Özellikle de, Mavi Marmara gemisindeki şehitlerimizin de amacı olan, “Gazze’ye gıda ve ilaç yollanmasının önündeki tüm engellerin kaldırılması”nın hiçbir kayda bağlı olmadan gerçekleştirilmesi..

Buna ilaveten, şehitlerimizin ailelerinin gönüllerinin alınması.. Bir anlamda hellaliklerinin istenmesi..

Benim için çok önemli..

O şehitler, “ambargoyu, ablukayı delmek için” o yolculuğa çıkmışlardı..

O gün bu arzuyu gerçekleştiremediler. Bu yolda, canlarını verdiler.

Şimdi bu arzu gerçekleşirse..

Şehadetlerinin amacı, hayata geçmiş olacak.

Ondan sonrasında..

Diğer şartlar da, oturulup konuşulacak.

Bu noktada.. 

Kim ne derse desin..

Türkiye’nin duruşu..

Özellikle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın duruşu..

Tüm dünyaya örnek gösterilecek bir duruştur..

İlk gün söylediğini..

Geçtiğimiz yıllarda İsrail özür dilediğinde de..

Yakın tarihte de..

Hep tekrar etmiş, “dik duruş”undan hiçbir tavizde bulunmamıştır.

İlk günlerde söylenen ne idi?

Sulh; üç şartla mümkün: 

“1- İsrail’in özür dilemesi. 2- Gazze’ye tüm ambargo ve ablukaların kalkması.. 3- Mavi Marmara’da şehit olanlar ve yaralananlar için tazminat verilmesi!”

Bugün de Türkiye’nin istediği yine aynı..

Özür dileme, zaten gerçekleşti gibi..

Tazminatlarda görüşmeler sürerken..

Benim tahiminimce, İsrail’in ambargo ve ablukayı kaldırma niyeti olmadığı için..

Görüşmeler rafa kaldırılmıştı..

Şimdi, İsrail bu şartları da yerine getirmeye razı ise..

Yani, Türkiye’nin ilk gün söylediği noktaya, İsrail gelmiş ise..

Tabii ki anlaşmadan yana tavır almamız doğru olacaktır.

Ancak, gelinen noktada çok ciddi bir sorun var..

İsrail, ilk dönemde bu şartları kabul etseydi..

Belki böyle bir süreç işleyecekti..

Ama, İHH yöneticilerinin..

Ve hukukçularının büyük gayretleri ile..

Mavi Marmara gemisine yapılan saldırının failleri için, ceza davası açıldı..

O katliamı yapanlar, şimdi yargılanıyorlar..

Görünen o ki; İsrail bu yargılamanın durmasını arzu ediyor.

Hatta bunu; Türkiye’nin teklif ettiği üç şartı kabul etmenin karşılığında, tek şart olarak öne sürüyor..

Bu konuda, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile varılan taslak anlaşmada, Türkiye’nin de özel bir kanun çıkararak, bu öneriyi gerçekleştireceği iddia ediliyor..

Ben hükümetin her yaptığına itiraz eden..

Türkiye ile İsrail arasında sorun çıktığında, MOSSAD uşaklığına.. Türkiye ile Rusya arasında ihtilaf çıktığında, KGB uşaklığına soyunanlarla aynı safta yer almak istemesem de..

Doğru bildiğimi de, söylemek zorundayım..

Bir müsteşar, TBMM’nin amiri değildir ki, böyle bir söz verebilsin..

Müsteşar söz verdi diye, TBMM kanun çıkarmak zorunda değildir..

Hele hele..

Anayasa’nın 87. maddesine göre..

Özel af çıkarma yetkisi, üye tam sayısının beşte üç çoğunluğuna aittir.

Madde şöyle:

“Millet Meclisi üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilanına karar vermek.”

AK Parti dışındaki partilerin, İsrail lehine tavır alacaklarını, tam kadro ile TBMM’de yer alacaklarını ve böyle bir özel aftan yana oy kullanacaklarını tahmin edebiliyorum..

Ama AK Parti’nin duyarlı milletvekillerinin büyük ço��unluğu, böyle bir özel af kanuna destek vermeyeceklerdir.. Vermemelidir..

Bu durumda, yapılması gereken..

İsrail’in bu hayali şarttan vazgeçmesi..

Katliamın faillerinin, cezai sorumluluğunu hiç tartışma masasına koymadan..

Diğer üç şartı kabul ederek, bu sorunu ortadan kaldırmasıdır..

Çünkü bu işin, bir de uluslararası mahkemelerdeki yargılama süreci var..

Türkiye, böyle bir özel af kanunu çıkarsa dahi..

Uluslararası mahkemeden, bu işin kurtuluşu pek görünmüyor..

Kendi karasuları dışındaki uluslararası sularda korsanlık yapanlar..

Cezasına katlanmalıdır..

Ki; benzer katliamlar.. Tekrar yaşanmasın!

YeniAkit
19 Aralık 2015

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;