GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : Olaylar aydınlansaydı, Aydın medya patronu olabilir miydi?

Tarih
05 Ekim 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

5 Ekim 2015

Dikkatinizi çekti mi?

Ben resmi sonradan görmüştüm..

Dikkatimi çekti..

Arama yaparken, hiçbir yerde isminden bahsedilmediğini gördüm..

Sadece, yeniakit okurlarından birisi, “Hüsamettin Özkan’ın orada işi ne?” diye yorum yapmış...

Başka hiç kimsenin dikkatini çekmemiş..

Hürriyet gazetesi, fotoğrafı yayınlarken... sansürünü yapmayı unutmamış..

Evet, hiç kimsenin dikkat etmediği, konuyu bilenlerin ise, dikkatle sansürlediği fotoğraftaki isim, ANASOL-M Hükümeti döneminde başbakan yardımcılığı yapan Hüsamettin Özkan. Özkan, Aydın Doğan’ın arkasında yürüyerek, hergeleye geçmiş olsun ziyaretine katılmış...

Oysa ne diyordu bu patron?

“Benim hükümet kurmakla, hükümet yıkmayla hiçbir zaman ilgim olmadı..”

Ne diyordu bu patron?

“Benim başbakanı pijama ile karşılamam gibi bir saygısızlığım olmamıştır!”

Buyrun, daha iki gün önceki fotoğrafı, yeniakit.com.tr’den bulun..

Ve kendiniz görün..

Bir medya patronu önde gidiyor...

Ardından da, başbakan yardımcısı geliyor!

Bu ne anlama geliyor?

Medya patronu, o dönemki hükümeti yöneten isimdir..

Kim ne derse desin..

Kim aksini söylerse söylesin..

Hergeleye geçmiş olsun ziyaretinde, Aydın Doğan’ın önden, kendisine yol gösterecek şekilde Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan’ın ise arkadan gelişi..

Sayfalar dolusu yazılarla anlatılamayacak olan gerçeğin, kanıtıdır..

Soralım Aydın Doğan’a..

Senin devlet terbiyen, bu mudur?

Bir başbakan yardımcısı, senin arkandan mı yürür?

Sen kimsin?

Bir medya patronu.

Haydi genel söyleyelim, bir işadamı..

Arkandan yürüttüğün kim?

Görüşü ne olursa olsun..

Çizgisi ne olursa olsun..

Bu ülkede Başbakan Yardımcılığı yapmış bir devlet adamı..

Nerede görülmüş, böyle bir fotoğraf?

Söyler misiniz, Aydın bey!

Bu Aydın Doğan, hergeleyi ziyaret sonrasında diyordu ki:

“40 yıldır başımızdan geçen olayların hepsi aydınlığa kavuştu.”

Ne kadar rahat yalan söylüyor, görüyor musunuz.

Milliyet’i satın almadan önce.. Gazetenin genel yayın yönetmeni Abdi İpekçi öldürülüyor..

Hürriyet’i satın almadan önce.. Gazetenin genel yayın yönetmeni Çetin Emeç öldürülüyor..

Aaaaa? Ne tesadüf?

Tesadüf de olsa..

O iki cinayet, aydınlanmış mıydı acaba?

O iki cinayet...

Aydınlanmış olsaydı..

Aydın, Hürriyet’in bugün patronu olabilir miydi acaba?

“Bütün olaylar aydınlanmış”mış!

Mafya babalarının, Milliyet’i kendisinden nasıl satın aldığını unuttuğumuzu sanıyor, Aydın bey..

Gençlere hatırlatalım..

28 Şubat sürecinde..

Bir baktık ki..

Korkmaz Yiğit isimli bir bankacı müteahhit..

Milliyet’i aniden satın almış.

“Nedir, ne vardır bu işin arkasında” diye sorgularken..

Haftası dolmadan..

Korkmaz Yiğit’in, mafya babası Alaattin Çakıcı ile görüşmeleri deşifre oldu..

Ardından da..

Milliyet gazetesi, Aydın Doğan’a iade edildi..

Sonrasında, Korkmaz Yiğit’in sahibi olduğu bankaya.. Yukarıda bahsettiğimiz Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan’ın görevde olduğu dönemde el konuldu..

Bunların üzerinden 20 yıla yakın süre geçti..

Bugün dahi aydınlığa kavuşamadı..

Aydın Doğan Milliyet’i, Korkmaz Yiğit’e niye sattı?

Bir hafta sonra niye geri aldı?

Korkmaz Yiğit’in bankasına, şimdi Aydın Doğan’ın arkasından yürüyen başbakan yardımcısı, niye el koydurdu?

Haydi bakalım, aydınlanmış ise bu olay..

Bize de anlatın..

Biz de öğrenmiş olalım..

Aydın bey!

YeniAkit

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;