GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : İki Cumhurbaşkanı’nı buyrun kıyaslayalım!

Tarih
19 Haziran 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

19 Haziran 2015

Tayyip Erdoğan diktatör, Demirel hoşgörülü öyle mi?

O zaman buyrun, karşılaştıralım..

Her ikisi de Cumhurbaşkanı..

Her ikisinin de muhalifleri var..

Kendisine muhalif olanlara karşı, Tayyip Erdoğan’ın çok sert..

Süleyman Demirel’in ise, çok hoşgörülü, çok demokrat, çok babacan olduğunu söylüyorlar ya..

Buyrun, her iki Cumhurbaşkanı’nın farklı iki somut olaydaki tavırlarına bakalım..

Yıl 1998.

Başörtü yasağı yaygınlaştırılıyor..

Çankaya’da, Süleyman Demirel oturuyor..

(Burada bir parantez açalım.. Ve hatırlatalım.. Başörtülüleri, direkt Demirel muhalifi saymak da mümkün değil..

Baksanıza, dün Yeni Asya, yarım sayfa başsağlığı dilemiş. Ahirette sorulduğunda, hesabını nasıl verecekler ise..

Fetullah Gülen’in başsağlığını hatırlatmaya hiç gerek yok..

Kendi müridlerine, “Mini etek fetvası” veren Gülen, Demirel’in başörtü konusunda yaptıklarından, belki memnuniyet bile duymuştur!)

Başörtü yasağı mağduru üniversiteliler. Liseliler.. Memurlar.. Tüm halk..

Türkiye’nin tamamında.. Aynı gün, aynı saatte, el ele tutuşarak, en geniş katılımlı bir sivil tepki eylemi gerçekleştirdiler.

Sadece el ele tutuşup, zincir oluşturdular..

Bu eylemde, tek bir kişinin burnu kanamadı.

Tek bir binanın camı kırılmadı.

Tek bir polisin kalkanına fiske vurulmadı..

O eylemin ardından, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Ankara’da siyasilere de konuyu aktarmak üzere görüşmeler yaptı.

O heyeti, Süleyman Demirel kabul etmedi.

Sivil eylemcilerle görüşmedi.

En temel bir hak olan “başını örtme hakkı” için, mağdurlara yarım saatini vermedi...

Dinlemeye bile tahammül edemedi.

Ama şimdi.. Kartel tarafından, “Hoşgörülü, demokrat, muhalif seslere önem veren siyasi lider” olarak tanıtılıyor.

Gelelim bugünkü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a..

“Diktatör” denilen Erdoğan’a,.

Sivil bir eylem değil..

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en uzun süreli, ençok maddi zarara sebebiyet verilen.

En çok yaralamalı..

Yayıldığı süre içinde en yoğun ölümlere sebep olan.

Polislerin öldüğü, onlarca polis aracının yakıldığı..

Binlerce binanın tahrip edildiği.. Bazı cadde ve sokaklara kurulan barikatlar sebebi ile mahallelere girilemediği..

Direkt kendisine ve ailesine, en ağır küfürlerin edildiği Gezi isyanında..

Tayyip Erdoğan ne yaptı biliyor musunuz?

Geziciler adına görüşmek isteyenleri..

İstanbul’dan uçakla aldırttı.

Saat 16.45’te bir heyet ile..

Tam beş saat dinleyip, ardından sanatçılardan oluşan ikinci heyet ile..

Saat 23.30’da başlayıp, gece 03.30’da bitecek şekilde görüşme yaptı.

Onları dinledi.

Notlar tuttu..

Hatırlatmalar yaptı..

Tüm bunlara rağmen, Demirel hoşgörülü.

Erdoğan ise diktatör!

Öyle mi, çakallar!

Öyle mi, akbabalar..

Fetullah Gülen, “Kur’an öğrenimini 15 yaş sınırına bağlayan”, “İHL mezunlarının üniversitede kazandığı fakülteye gidebilmesinin önünü tıkayan”, “başörtülü olarak okumak isteyenleri kapı dışarı ettiren” Süleyman Demirel için yayınladığı taziye mesajında, özellikle Şevket Demirel’in de ismine yer vermiş..

Şevket Demirel kim?

Batık bankacı Yahya Murat Demirel’in babası.

Siz, “Babası” dememizi.. Bizim nezaketimize verin..

Aslında yıllarca süren davalarda, batık bankacı yeğen Murat Demirel’in, paraları babasının şirketlerine aktardığı da iddia edildi..

Neyse, o işin ayrıntısına girmeyelim..

Ama..

Sadece Egebank hortumu sebebi ile, ülkeyi 1 katrilyon zarara uğratan “yeğen”in babasının isminin, taziyede özellikle yer almasının anlamı nedir acaba?

Danıştay’da; şurda burda yürüyen davalardan, Şevket Bey’in kurtarılmasına yönelik bir atıf/muhataba hatırlatma var mı acaba?

“Bak kurtardım, şimdi siz de bizi kurtarın” mesajı var mı acaba?

Yoksa...

Elin İran’ının, ABD tarafından konulan ambargoyu delmek için yaptığı numaraları, sanki Türkiye’nin parası cebellezi ediliyormuş gibi önemseyen ve hiç ilgileri olmadığı halde dindar yöneticileri de içine alan bir şekilde, insanları “hırsızlık”la suçlayan Gülen, Türkiye’nin özbeöz hazinesinin parasını çalan yeğen Demirel’e ve onun ailesine, neler demeliydi?..

Pensilvanya cevap veremez de..

Onun mankurtları söylesinler..

Yeğen Demirel’in hırsızlığına itiraz etmiş miydiniz?

Yoksa sizin, “hırsızlık”lara itiraz diye bir derdiniz yok da.. Kendi yalanlarınız için, öyle bir hırsızlık mı uydurmuştunuz?

Söyleyin, mankurtlar!

Görüyorsunuz değil mi?

Muhalifleri dinleme, önem vermede Tayyip Erdoğan çok daha hoşgörülü iken, tam tersi gösteriliyor.

Hazine malına göz dikmede, Demirel ailesinin suçu tescillenmiş iken, ona ses çıkarılmıyor, destek veriliyor.. Hiçbir suç isnat edilemeyen Erdoğan’a ise, alçakça iftiralarla hakaretler yağdırılıyor..

Ne diyelim..

“Allah ne güzel hesap görendir.”

Biz de hesabımızı Allah’a bırakalım..

YeniAkit

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;