SİYASET

Ali Karahasanoğlu : Gülen medyasına el konulmalı mı?

Tarih
21 Mayıs 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

21 Mayıs 2015

Yasakçılık
tan yana değilim.

Kapatmadan yana değilim..

Cezalandırmadan yana değilim.

Bugüne kadar Akit’e olmadık hakaretler edenlere bile, bir defa dahi savcıya gidip şikayetçi olmuş değilim..

Yüzlerce, binlerce tazminat davasında.. Toplasam katrilyonlarla ifade edilen tazminat davalarına muhatap oldum..

Şahsıma veya yazıişleri müdürü olduğum gazeteye yönelik saldırılar için bir defa bile, kimseden tazminat istemedim..

Hiçbir gazeteyi Basın İlan Kurumu’na şikayet etmedim..

Hiçbir televizyonu RTÜK’e şikayet etmedim..

Köşemde eleştiride bulundum..

Ama dilekçe yazıp, “Bunu hapse atın, şunu mahkum edin, onu cezalandırın” demedim..

Bu girişten sonra.

Gönül rahatlığı ile şunu diyebilirim: 

“Medyaya baskı” diyen ne kadar Gülen grubu yazarı, yöneticisi varsa..

Hepsine sorun..

Basın mensuplarına açtığınız dava sayısı kaç?

Basın mensuplarından istediğiniz tazminat miktarı ne?

Basın mensuplarının cezaevinde geçirmelerini talep ettiğiniz süre, ortalama bir insan ömrünün kaç katı?

Bu sorulara cevap versinler.

Sonra utanmaları varsa söylesinler: “Medyaya baskı var!”

Tabii “Baskı var” cümlesi ile birlikte, o baskının gerçekte kimden geldiğini de söylesinler..

Medyaya bir baskı var ise..

Bunun kralını Gülen grubu yapıyor..

Mahkemelerde açılan davaları bir kenara koyun..

İdari kurullar vasıtası ile basın organlarını cezalandırma modası, Gülen grubu sayesinde yeni yeni revaç buldu..

Basın İlan Kurumu, eski yıllarda, tek tük yapılan şikayetler için, hemen aynı ay içinde savunma isterdi..

28 Şubat’ta böyle idi. 

2002-2013 dönemindeki darbe girişimlerinde böyle idi..

Ne zamanki Gülen grubunun darbe girişimi ile muhatap olduk.

Basın İlan Kurumu da, Gülen grubunun şikayetleri sonucunda, başka iş yapamaz hale düştü..

Artık şikayet dosyalarını inceleyebilmek için, aylar sonrasında savunma istenebiliyor.. 

7-8 ay önceki yayın için yapılan şikayetlerin savunmasını, daha yeni istiyorlar.

Bu kadar yoğun, bu kadar boğucu bir şikayet furyası başlatılmış.

Şikayetçiler kimler?

17 Aralık darbe girişiminin failleri..

Şikayet edilenler kimler?

17 Aralık operasyonunun aslında “darbe” olduğunu yazan medya organları..

Böyle bir ortamda, Gülen medyası söylesin: “Paralel yapıya hizmet eden medya organlarına el konulmasını isteyen Ankara savcısının yaptığından daha mı hafif, kendi yaptıkları?”

Ankara savcısının isteği, aslında tam olarak “El konulsun” şeklinde olmasa da.. 

“Paralel Yapı’nın medya organlarına el konulsun” şeklinde özetlenecek bir yazı doğru mudur?

Bu soruya cevap verebilmek için..

Önce şu soruya cevap vermek gerekir: “Akit’e yüzlerce tazminat ve ceza davası açarak susturma girişiminin, o savcının yazısında kastettiği ileri sürülen ‘Medya organlarına el konulsun’ isteğinden ne farkı var?”

Buyrun cevaplayın, Gülen medyasının kalemşörleri..

Siz bize, artık katrilyonlarla ifade edeceğimiz onlarca tazminat davası açacaksınız..

Kendi açtığınız yetmemiş.

Cemaat üyesi gariban insanları da tahrik ederek, onlarca, yüzlerce dava ile bizi susturmaya çalışacaksınız..

Sonra da utanmayacaksınız.. O davaları açan siz değilmişsiniz gibi..

Gözümüzün içine baka baka.. “Medya özgürlüğü”nden bahsedeceksiniz!

Siz mi istiyorsunuz medya özgürlüğünü?

Gerçekten istiyorsanız, önce gidin, o şikayetlerinin hepsini geri çekin.

Hepsini, geri alın..

“Hakaret etti isen, niye davamı geri çekeyim” diyecekler..

Hokkabazlık yapmayın o zaman..

Bizim; (size göre) hakaret ettiğimizde, trilyonluk tazminat davaları ile..

Yazıda adı sanı geçmeyen adamların bile davalarına muhatap olmamız gerekiyorsa..

Dava açmanın, astronomik hapis cezası ve tazminat talebinde bulunmanın bir hak olduğunu iddia ederseniz..

Aslında nihai amacınız, size yönelik eleştirileri susturmak olduğu halde, “Hakaret edildiği için hakkımı arıyorum” kılıfını kamuoyuna sunarsanız..

Bir başkası da size benzerini yapar.

“O yalan. Bu yalan. Şu yalan.. O iftira.. Bu iftira.. Şu iftira.. Meşru hükümeti devirmek için darbe girişiminde bulunan bir derin yapının emrinde bu kadar yalan ve iftiraya imza atanlara seyirci kalınamaz” der..

Ve bence de sizden daha haklı olur.

Değil mi, Paralel Medya’nın, birer ikişer ABD’ye kaçan sözcüleri..

 Söyleyin; 17 Aralık’a kadar hep, cami yapımı için haberler yaparken, şimdi “cami yapılmasına karşı çıkılan haberler yayınlayan” Zaman’cılar..

Söyleyin; 17 Aralık’a kadar, “Sertlik yanlısı olmayınız” diyen, şimdi ise en azılı anarşistlerden daha şiddetli şekilde, hem de dindar insanlara karşı mücadele veren Samanyolu’cular!

YeniAkit

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;