GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : Erdoğan, ezilen dünyanın sesi oldu!

Tarih
26 Eylül 2018
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

Trump kürsüye geldi, “İnsan Hakları Komisyonu’ndan çıkacağız” dedi..

Trump insan hakları konusunda bundan sonrasında nal toplayacağının vaadini yaparken..

Tayyip Erdoğan kürsüye geldi, insanlığın vicdanı olduğunu gösterdi; “BM’nin ciddi bir katkısı olmadan, Suriyeli 3 milyon göçmenin hamisi olduk” dedi..

Trump kürsüye geldi: “Büyük bir duvar örmeye başladık.”

Devam etti.. “Amerika” dedi.. “Amerika” dedi..

Tayyip Erdoğan kürsüye geldi..

“Dünya devletleri” dedi..

“Dünya 5’ten büyüktür derken insanlığın ortak vicdanının sesi olduğumuza inanıyoruz” dedi..

Trump, “Sonunda herkes kendi geleceğini belirler. Bütün uluslar kendi kaderlerini tayin eder” dedi.

Ama  uluslardan “dünya” geneline geçtiğimizde.. Tüm dünyanın da, kendi geleceğini belirlemesine sıra gelince.. Ordaki adaletsizliğe sessiz kaldı..

Trump’ın bu sessizliğinin üzerine giden, yine Tayyip Erdoğan oldu..

“BM Güvenlik Konseyi, veto hakkına sahip 5 üyenin çıkarlarına hizmet eden, yaşanan zulümlere seyirci kalan bir yapıya bürünmüştür” dedi..

Trump, dünya genelinde işlediği suçları adeta itiraf edercesine, “Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne desteğimizi çekiyoruz. ABD ayrıca mahkeme ve yargı sistemine de güvenini yitirmiş durumda” iddiasında bulundu..

Tayyip Erdoğan ise, Amerika’nın da desteği ile, dünya genelinde işlenen suçlara karşı ezilenlerin sesi olduklarını, olmaya devam edeceklerini şöyle haykırdı:

“Geçmişte Bosna’da, Ruanda’da, Somali’de; yakın tarihte Myanmar’da, Filistin’de yapılan katliamlar BM Güvenlik Konseyi’nin gözü önünde gerçekleşmiştir. Filistinlilere uygulanan zulme ses çıkartmayanların, yardımları kısma konusundaki gayretleri, sadece zalimlerin cesaretini artırmaktadır. Tüm dünya arkasını dönse bile biz mazlum Filistinlilerin yanında yer almaya devam edeceğiz.”

Türkiye’deki solcuların, sosyalistlerin, komünistlerin alkış tuttuğu Trump, bir anlamda o soldan çarklılara da kürsüden şöyle seslendi:

“Bugün sosyalizm, petrol zengini ülkeleri batırdı, ekonomilerini çökmüş bir hale getirdi. Şu anda sosyalizm ve komünizm yalnızca yolsuzluk, çürümüşlük ve yoksulluk getirdi. Ve baskı yapan rejimler getirdi. En sonunda da kendi halklarına sefalet içinde bir yaşam getirdi. Bu yüzden burada demokrasinin Venezuela’ya tekrar getirilmesini umut ediyoruz.”

Tayyip Erdoğan’ı devirmek için, kapitalist olmaya bile karar veren, Trump’tan yana tavır alan sosyalistleri utandıracak cevap Türkiye Cumhurbaşkanı’ndan geldi:

“Bugün dünyanın en zengin 62 kişisinin mal varlığı, nüfusun yaklaşık yarısına yani 3,6 milyar insana denkse burada bir sorun var demektir.” 

Bundan sonrasında..

Daha ne desin Tayyip Erdoğan?

Fakir Müslüman halkı ezmeye çalışan şovmen Trump’a cevap Erdoğan’dan..

Sosyalistleri, komünistleri rezil etmeye kalkışan kapitalist Trump’a cevap Erdoğan’dan..

Bizdeki solcular ise..

Hâlâ “1968’de, 6. Filo’ya ‘Go Home’ pankartı açmıştık” söylemindeler..

Geçin solcu kardeşler, geçin bu ayakları.

Gelin Tayyip Erdoğan’ın hakkını teslim edin..

Kabataş’ta değil..

Amerika’nın göbeğinde, ABD’ye “Go Home” diyen bir lider var..

Size düşen, bu lidere “boyun eğmek.”

Türkiye’den çıkan lidere kaşı, ABD’nin buyurganlarına, kapitalistlerine, emperyalizmin temsilcilerine destek vermek değil..

Rahip Brunson olayını artık bir çözelim..

Türkiye’deki yargılamaları peşinen mahkum etmek isteyenlerin oyununa gelmeyelim..

Bakın Trump, sadece Türkiye’deki yargılamalara değil..

Dolayısı ile sadece Brunson’un ev hapsine değil..

Birleşmiş Milletler’deki yargılamalara bile, dün BM kürsüsünden yaptığı konuşmada, hangi bakış açısı ile yaklaşıyor:

“Şu anda her ülkenin vatandaşına eşit yaklaşması gereken BM’nin yargı organları maalesef bunu yapmıyor. Biz artık Amerika’nın egemenliğini feda etmeyeceğiz. Uluslararası kuruluşlar uğruna ilkelerimizden vazgeçmeyeceğiz. Bütün dünyayı kendi uluslarına sarılmaya, kendi egemenliklerini savunmaya ve vatanlarını sevmeye davet ettik. Ancak bunu diğer ülkeleri domine etmek için kullanmayı da her zaman reddettik.”

Türk yargılamasında, varsayalım, sorun var..

Sorun olduğu için, Brunson ev hapsinde diyelim..

Devam edelim..

Varsayalım, Venezuela’da da sorun var.

Varsayalım İran’da sorun var..

Peki, ABD’nin küstah herifi, BM zaten senin elinde iken.. BM’de de mi, sorun var..

Ki..

“Şu anda her ülkenin vatandaşına eşit yaklaşması gereken BM’nin yargı organları maalesef bunu yapmıyor” diyorsun..

Suriye’de 1 milyon insanı ölüme götürdüğün halde..

Hâlâ oradaki terör örgütlerine bedava silah dağıtırken..

Bir de fazladan, “BM yargı organları, her ülkenin vatandaşına eşit davranmıyor” diyerek, daha fazla ayrıcalık istiyorsun.. 

Kendine daha fazla dokunulmazlık istiyorsun..

Sadece dindarı, sağcısı, muhafazakarı değil..

Solcusu, sosyalisti, liberali ile, tüm Türkiye artık birlik olmalı..

ABD’nin şu rezil yüzünü gördükten sonra..

BM kürsüsünden, “adalet, eşitlik, hakkaniyet, vicdan” kavramları ile hitap eden Tayyip Erdoğan’ın karşısında..

“Bizim üzerimizden kimse beslenmeyecek” söylemi ile egoist, “ben merkezli”bir ABD Başkanı’nın varlığını görüp..

İç siyasi çekişmeleri bir kenara bırakarak..

Türkiye’nin tüm dünya ezilenlerinin sesi olması için atılan adımlara destek verilmeli..

Düşünün..

Karşınızda, kibirli bir şeytan..

Siz ise..

Venezuela’nın sesi oluyorsunuz.

İran’ın, Suriyelilerin, Filistinlilerin sesi oluyorsunuz..

Ezilen dünya insanlarının sesi oluyorsunuz..

Bu gurur, bize yetmez mi?

yazının kaynağı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;