POLEMİK

Ali Karahasanoğlu : Danışman mısın, terör örgütünün Çankaya’daki uzantısı mı!

Tarih
16 Haziran 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

16 Haziran 2015

Değil gazeteci, adam bile olamaz bunlar.

Kendileri solcu..

Dindar Cumhurbaşkanı’na yanaşıp..

Onun üzerinden itibar devşiriyorlar.

Dindar Cumhurbaşkanı’na yapılan tüm baskıları, tehditleri, büyük bir iştah ve beğeni ile alkışlıyorlar.

En azından küçücük bir tepki vermeden seyrediyorlar.

Ama bu arada, darbecilerin çarkını zorlayan en küçük bir harekette, “aslan” kesiliyorlar..

Sonra da çıkıp, “dürüstlük, erdemlilik”ten bahsediyorlar.. Kamuoyunda “kahraman gazeteci” edaları ile dolaşıyorlar..

Sözümün tamamı, Abdullah Gül’ün danışmanı Ahmet Sever’e ve benzerlerine..

Niçin bu kadar kızdım?

Adam, kelle koltukta AK Parti’yi kuranlardan Abdullah Gül’e yanaşıyor..

Hiçbir risk almadığı bir sıfatla, görev yapıyor.

Sonra, kelle koltukta partiyi kuranların birbiri ile arasını açacak türden, kahve dedikoduları ile, kocakarı hikayeleri anlatıyor.

Bre ahlaksız..

Sen dürüst olsan.. O anlattıkların içindeki çelişkilerin hesabını önce kendi nefsinde verir, sonra piyasaya çıkardın..

Nedir o çelişki?..

Somut olarak anlatayım..

Başbakanlık, iki yalancı muhabire akredite uygulaması başlatmış.

Yalan haber yazdıkları için..

Ardından da, Çankaya Köşkü’ne bilgi verilip, benzer uygulama yapılırsa, “Devlette tutarlılık olur” denilmiş.

“Başbakanlık’ta öyle, Çankaya’da böyle olmasın” denilmiş!

Böyle bir istek halinde karar verme yetkisi kimin?

Çankaya Köşkü’nde kim oturuyorsa, onun!

Çankaya Köşkü’nün tuvalet bekçisi bu kararı verecek değil herhalde..

Ama sıfatı danışman olan bu beyefendi..

Kendi itiraflarına göre..

Cumhurbaşkanı’na sormadan.. “Çok geç” demiş, hem reddetmiş, hem de isteğe tavır koymuş!

Öyle mi? Öyle..

Peki, bu ikiyüzlü adam..

Bu kadar yetkili.. Bu kadar etkili birisi ise.. 

Tuncer Kılınç, Cumhurbaşkanı’nın eşi için, “Başını açsa” dediğinde bu beyefendi ne yapmış?

Hiçbir şey..

Bre ahlaksız..

Madem kendinde böyle yetkiler görüyordun..

Tuncer Kılınç’a da “Çok geç” deseydin ya..

“Artık o Cumhurbaşkanı.. Siz ise, onun emri altındaki bir komutansınız” deseydiniz ya..

Demiyorsan.. Diyemiyorsan.

O yürek sende yoksa.. Başbakanlıktan gelen diğer talepte niye, dalga geçercesine, “Çok geç” diyorsun.. Diyebiliyorsun!

Kendisi kitabında anlatıyor..

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrunnisa Hanım, Çankaya Köşkü’ne “C” kapısından, yani “ceza kapısı”ndan girebiliyormuş..

Sebep ne?

Başörtülü olduğu için.

Bre ahlaksız..

Sen o uygulama için ne yaptın?

Söyle.. Ne yaptın? 

Bir şey yapmadın ise..  Bu yönde bir cesaretin yok idiyse.. İki tane “solak” ve de “yalancı” arkadaşını korumak için, kimden yetki aldın da, Başbakanlığa meydan okudun?

Darbecilere.. Cumhurbaşkanı’nın eşine en büyük terbiyesizliği yapanlara seyirci kal..

Sonra gel, iki tane yalancı gazeteci Çankaya Köşkü’ne girmeyecek diye, yiğitlik tasla..

Yiğitlik mi bu? Yoksa hokkabazlık mı?

Tüy dikilen nokta ise şu..

Ahmet Sever kendi darbeciliğini bakın nasıl itiraf ediyor.. Gerçek bir hukuk devletinde, kendisini sanık sandalyesine oturmasını gerektiren fiilini bakın nasıl anlatıyor.

Soruyorlar: “Siz de Gezi sırasında Cihangirlileri polis şiddetinden kurtarmışsınız galiba...”

Onlarca polis aracının yakıldığı, yüzlerce polisin yaralandığı.. Bir komiserin öldüğü... Bir isyan hareketinden bahsediyoruz..

Bu isyan hareketi sırasında, Ahmet Sever isimli zat, yediği haltı bakın nasıl itiraf ediyor..

Beyefendi Çankaya Köşkü’nün bir görevlisi değil! Sanki DHKP-C’nin görevlisi..

Gezi’deki isyancılar, buna sürekli mesaj atıyorlarmış..

Bunu hatırlatıp, yaşananları anlatıyor: 

“Arkadaşlardan sürekli mesaj geliyordu. Çatışma görüntülerini Cumhurbaşkanı’na gösteriyordum. Vali ‘İkna etmişsiniz, bariyerleri kaldırıyoruz’ diye teşekkür etmek için aradı. Gül ‘Vali Bey, Cihangir’in ara sokaklarından kötü görüntüler geliyor. Ne arıyor orada polisler? Çekin onları!’ dedi. Üç dakika sonra arkadaşlardan mesaj geldi, ‘Polisler çekiliyor’ diye.”

“Arkadaşlar” dediği, DHKP-C dahil onlarca terör örgütünün karıştığı Gezi isyanına katılan kişiler..

Büyük ihtimalle şu an sanık sandalyesinde oturan isyancılar.. (Savcılar, atılan mesajları takip ederlerse, Gezi isyanının Ahmet Sever ile bağlantısını da mutlaka ortaya çıkartmış olacaklardır..)

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü de yanıltıp.. Polisleri geri çektirtiyor..

Oysa..  Abdullah Gül’e seyrettirdiği o görüntüler veya resimler, acaba ne kadar gerçekti?

Onların içinde, “Olaylar sırasında, yolda yürüyen hamile kadın, polis darbesi ile çocuğunu düşürdü” yalan haberi de acaba var mıydı?

Gül’e gösterilen resimler arasında, “Polis panzeri altında sırtı parçalandı” diye, o günlerde bolca tivit atılan, ancak 4 yıl önceki bir deniz kazasından çekildiği sonradan ortaya çıkan “parçalanmış insan sırtı resmi” de var mıydı? 

Söyle bakalım Ahmet Sever..

Cumhurbaşkanı’nı hangi resimlerle aldattın..

Söyle.. Ve hesap ver!

YeniAkit

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;