GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : Biz gözaltılara hazırdık, paralelciler de hazır mı?

Tarih
13 Aralık 2014
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

13 Aralık 2014

Fuatavni
yine önceden haber vermiş!

150 gazeteci, 3 genel yayın yönetmeni, toplamda da 400 kişi, bugün gözaltına alınıyormuş!

“Paralel yapıya şok gözaltılar bugün”müş!

Doğrudur, yalandır bilemem..

Bugün veya birkaç gün içinde göreceğiz..

Ama şunu kabul edelim..

Bu iddiayı atabilmeleri bile, kendilerinin üzerine vurulan “paralel yapı” suçlamasının ne kadar haklı olduğunu tek başına ispatlayan bir durum.

Bu arkadaşlar ya yalancılar.. Uyduruyorlar....

Ya da “paralel yapı”ya mensuplar...

Ki, gizli yürütülen bir gözaltı çalışmasından bir şekilde haberleri olabiliyor!

Varsın önceden haberleri olsun.

Veya, varsın iftira atsınlar..

Burası çok önemli değil.

Ben şunu düşünürüm..

Ben; ismim geçen gözaltı iddiaları olduğunda, kendi iç hesaplaşmamı nasıl yapardım?

Bu arkadaşlar şimdi nasıl yapacaklar?

Ben nasıl yaptığımı hatırlatayım..

28 Şubat’ta ne yaptım?

2003-2004’lü yıllardaki gözaltı iddiaları gündeme geldiğinde ne yaptım? 

2013’de, dalga dalga operasyonlar geldiğinde ne yaptım? 

 Eveleyip gevelemeden, fazla kahramanlık da taslamadan söyleyeyim..

28 Şubat’ta, “Tamam artık sona gelindi. Bu gece kesin, asker yönetime el koyuyor..” denildiği günlerde.. Yaptığım hesaplaşma şu idi:

“Biz devlet düşmanı, ordu düşmanı değiliz. Savunduğumuz hususlar, başörtü yasağının kalkmasıdır. İmam hatiplerin önündeki engellerin kaldırılmasıdır. 163 yerine keyfi olarak ihdas edilen 312. maddenin kanundaki anlamı ile uygulanmasının sağlanmasıdır. Bize ‘Bunları savunamazsınız’ diyorsanız.. Yapacağımız bir şey yok. Yolda trafik kazasında ölmeyeceğimize, yaralanmayacağımıza elimizde senet mi var? Hayat ucuz.. Trafik kazasında zarar göreceğimize, idealimiz için yaralanır, ölür, hapis yatarız. Bizim için sorun yok. İstediğinizi yapın!”

2003-2004’deki gözaltı listeleri kulaklara üfürüldüğünde de, hazırlığımız üç aşağı beş yukarı aynı konularla sınırlı idi.

2013’de mi?

2013’de dersane tartışmaları sonrasında, Gülen karşıtlarına yönelik dalga dalga gelen operasyonlarda gözaltına alınsaydık..

Onda da savunmamız şu olurdu: “Biz dersanelerin, İslamın vazgeçilmez bir emri olduğuna inanmıyoruz.. Kapanıp kapanmamasını, teferruat tartışması olarak görüyoruz. Meşru hükümet böyle dediyse, yöneticiye itaatte fayda vardır. Aksi iddiada iseniz, buyrun ne ceza veriyorsanız verin. Sorun değil.. Yeter ki biz kendi vicdanımızda kendimizi haklı görelim.. Tek bir yalanımızı, tek bir menfaate dayalı ikiyüzlülüğümüzü gösteremezsiniz. İnandığımız ne ise, yazdıklarımızda da onları savunduk...”

Bize yönelik muhtemel gözaltı operasyonlarında bizim savunmamız bu olurdu..

Peki, fuatavni’nin müjdelediği gözaltılardaki o isimler, aynı samimiyetli cevapları acaba verebilirler mi? 

Hiç sanmıyorum.

Dünkü birçok gazetede yer alan somut bir haberden örnekle açıklayalım..

Adamlar, “Gözaltılar başlıyor” denildiği saatlerde hazırladıkları haberlerde bile, 35 kişinin katıldığı bir basın açıklamasını, “50 barodan 4 kritik uyarı” diye manşete taşımışlar..

Bunlara gözaltı ne ki?

Yaptıkları tam bir hokkabazlık.

Tam bir soytarılık..

Bunlar gözaltına alınmayacaklar da, sabah akşam insanları iğfal etmeleri seyir mi edilecek?

Yalan söylemelerine, algı operasyonu oluşturmalarına seyirci mi kalınacak?

“50 baronun temsilcisi var” diyorlar.. Meydandakileri sayıyorsunuz.. Toplamında bile 50 kişi yok.

Bir kişi üç baronun temsilciliğini mi yapıyor?

Bu kadar mı yalancısınız, bu kadar mı sahtekarsınız? Bu kadar mı halkı aldatma yolunda her şeyi mübah görenlerdensiniz?

50 baro adına yapılan açıklamaya bakıyorum..

17-25 Aralık iftira kampanyasında internete servis edilen bir telefon dinleme kaydında,  Adalet Bakanı’nın “Alevi hakim” demesinin bir ayrımcılık olduğu söyleniyor, hemen ardından da, “İllegal dinlemelerin hesabının sorulacağı, dinleme usûlsüzlüklerinin kurumsallaştığı” belirtiliyor.

Nedir bu hokkabazlık şimdi?

İllegal dinemelere karşı mısınız, değil misiniz?

Karşı iseniz, niye illegal dinlemeden aldığınız bir cümleyi, kendi menfaatinize kullanıyorsunuz?

İllegal dinlemeye karşı değilseniz, niye “Dinleme usûlsüzlükleri kurumsallaştı” diyorsunuz? 

Aynı açıklamada deniyor ki, “Faili meçhul cinayetler başladı. Son üç aydaki 63 faili meçhul cinayet..”

Burda da aynı hokkabazlık var.

Kobani olaylarında ölenler, faili meçhul cinayet olarak yorumlanıyor, sözde 50 baronun açıklamasında..

Be şaşkınlar, o cinayetlerin katili belli değil mi? O fail, “Sokağa çıkın” diyen adam değil mi? 

Ama siz, mahalli seçimlerde, o adama oy verdiniz değil mi?

Onun için, işinize geliyor, “Faili meçhul” diyorsunuz..

Bu ülke, 1990’lardaki faili meçhulleri bilmiyormuş gibi..

Yakında gerçekleşeceği söylenen gözaltıların muhatapları, bu yalanların, bu yalanların organize şekilde nasıl hayata geçirildiğinin, algı operasyonlarının hesabını verecekler..

17 Aralık’taki iftiraların, hükümeti devirmek için söylenen yalanların hesabını verecekler..

Verebilirlerse eğer..

Bekleyelim, görelim..

Akit

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;