POLEMİK

Ali Karahasanoğlu : Al Barış Atay’ı, vur A. Hakan’a!

Tarih
17 Mayıs 2018
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

Bana sorarsanız, “Barış Atay ne ise, A. Hakan da o”dur....

 

“Al birini, vur ötekine” derim..

 

Bunlardan biri değil miydi, Selahattin Demirtaş’ı televizyona çıkartıp, saz çaldıran..

 

“Bunlar iyi çocuklar” algısı oluşturan..

 

Arkadaşı(!) Nuray Mert ile Mardin’de HDP’lilerle buluşup, onlarla pozlar veren..

 

Bunlardan diğeri değil miydi, “HDP’ye oy verin” çağrısı yapan..

 

PKK’lı teröristler güvenlik güçlerimiz tarafından etkisiz hale getirildiğinde üzülen.. Güvenlik güçlerimize hain saldırılar olduğunda kıs kıs gülen..

 

Son vukuatında da..

 

“Ağlayarak özür diletme” tehdidinde bulunan..

 

Dolayısı ile..

 

Şimdi Demirtaş’ın saz sahnesini hazırlayan A. Hakan ile..

 

Açıktan HDP’ye, PKK’ya destek veren Barış Atay arasında ne fark var?

 

Bence hiçbir fark yok..

 

Şimdi bu ikilinin arasında şu veya bu sebeple..

 

Bizim ilgi alanımıza girmeyen konulardan dolayı bir ihtilaf çıkmış ise..

 

Biri diğeri için “Haddini bildirin” demiş ise..

 

Diğerinin etrafındaki DHKP-C’liler, PKK sempatizanları ayaklanıp..

 

“Hoop, Barış’ımızı vermeyiz” demişler ise..

 

Ortada bizi ilgilendiren pek bir şey yok demektir..

 

Teröriste destek çıkanlar..

 

Gün gelir, terörist ağzı ile birbirlerine sataşırlar..

 

Biri siyasetçiden yardım ister, “Had bildir” der..

 

Diğeri de destekçisi olduğu teröristlerden yardım alır, had bildirmeye kalkışır.. Eski yol arkadaşını, yargısız infaza tabi tutar.

 

 

A. Hakan bazı siyasetçilere çağrıda bulunarak, Barış Atay’ın tweetinden dolayı, had bildirilmesi talebinde bulunmuş.

 

Ne diyormuş, Barış Atay, o tweette?

 

“Hepiniz ağlayarak özür dileyeceksiniz.”

 

İfadeye bakın..

 

Adı Barış..

 

Diğer sözlerine bakarsanız..

 

PKK’lı teröristler sözkonusu olduğunda, sarfettiği cümlelere bakarsanız..

 

Hep “barış..” Hep “barış” istiyor gibi görünüyor..

 

Amaaa..

 

PKK’lıların dışındakiler söz konusu ise..

 

“Ağlayarak, özür dileyeceksiniz..”

 

Yanlış anlaşılmasın..

 

Benim gocunacağım bir şey yok..

 

Kendim için de..

 

Başkaları için de..

 

Bakış açım şudur..

 

“Ortada özür dilenmesi gereken bir şey var” ise..

 

Özür dilenir..

 

Özür, yarayı tamir eder, etmez ayrı konu..

 

Ama özür dilemek de bir erdemdir..

 

Fakat..

 

Barış efendinin yaptığı gibi..

 

Dersen ki..

 

“Ağlayarak özür dileyeceksin..”

 

İşte o zaman sorarım bunu söyleyene: “Filistin askısına mı alacaksın, elektrikli işkenceye mi tabi tutacaksın? Falakaya mı yatıracaksın? Ne yapacaksın ki, muhatapların ağlayacak?”

 

Görüyorsunuz, çaktırmadan nasıl sopa gösteriyorlar..

 

Allah korusun, ellerine bir yetki geçerse..

 

İmza atacakları işkencelerin müjdesini veriyorlar..

 

Kafa bu, mantık bu!

 

Haklı bir gerekçe ile, “Ağlayarak özür dileyeceksiniz” deseler..

 

“Haydi mazur görelim” derim..

 

Barış Atay’ın attığı o tweetin gerekçesi olan konuda da, haklılık yok..

 

Soma’daki şaibeli kaza sonrasında, yerinde inceleme yapmak üzere Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, hemen olay mahalline gittiği dönemde..

 

Güvenlik güçlerinin arasından sıyrılan birisi, Başbakan’ın bulunduğu araca tekme atıyor..

 

Görüntülerle bu saldırı sabit..

 

Bu saldırıya tek kelime etmeden..

 

Bu saldırının bir hak olmadığını belirtmeden..

 

Görüntünün sonrasında, önceki tekmeyi atana yönelik misilleme türünden tekme afişe ediliyor..

 

Burda hemen soralım..

 

Herhangi birisi Barış Atay’ın bir oyununu beğenmedi diye..

 

Benzer bir saldırıyı kendisine yapabilir mi?

 

Yapsın da görün o zaman, çıkartacakları tantanayı..

 

Onlara hiçbir şey yapılamaz..

 

Zinhar..

 

Ama onlar.. Başbakan’a yapabilirler.. Yapıldığında alkış tutabilirler..

 

Sonrasında da..

 

Ben kabul etmem. Yapılmasını önermem.. Yapıldığında doğru bulmam ama..

 

Başbakan’ın aracına tekme sallayana tekme ile cevap verildiğinde..

 

Yani misillemede bulunulduğunda..

 

Öncesini hiç söylemeden..

 

Sadece ikinci tekmeyi öne çıkartıp..

 

“Ağlayarak özür dileyeceksiniz” diye tehditler savururlar...

 

Bir de “ağlayarak özür diletme” senaryosunda sadece tekme atanı değil.. Başbakan Tayyip Erdoğan’ı da dahil ettiğinizi anlatmak için..

 

Tweete bir de..

 

“Yok öyle ‘torunlarla emeklilik, hepimiz kardeşiz, kavga istemiyoruz’ falan.” diye eklemeler yapacaksınız..

 

“Nasıl çaktım ama” diye ortalıkta şişine şişine gezinirken..

 

Yoldaşınız A. Hakan bile size isyan edip..

 

Veya, günlük menfaatleriniz uyuşmadığı için.. “Bu adama haddini bildirin” deyince..

 

Ortalığı toza dumana boğacaksınız..

 

 

A. Hakan’da moral sıfır olmalı..

 

Emin olun.. Tayyip Erdoğan’dan bu kadar korkmamıştır..

 

Bir ara, AK Partili görüntüsü ile birileri iki yumruk atmıştı..

 

O zaman bile, bu kadar korkmamıştır.

 

Kolay mı?

 

Şimdi karşısında kendisinin ürettiği “tek adam” ve “adamları” yok!

 

Saz çalarak masumlaştırdığı eli kanlı teröristlerin sanatçı kılıklı uzantıları var..

 

Tayyip Erdoğan’a laf çakmak kolay..

 

“Diktatör” demek.. “Haddini bildirin” demek kolay..

 

Ama üç kuruşluk sanatçı müsveddelerine..

 

Benzer bir laf edin de görün Hanya’yı Konya’yı..

 

Nitekim olan da, budur..

 

Barış Atay gözaltına alınmış..

 

Alınmış da ne olmuş?

 

Adam gözaltında, canlı yayın yapacak, nerde ise..

 

A. Hakan’a da..

 

Bu gidişle..

 

“Özür dilemek” düşecek gibi..

 

Yok canım, Barış Atay’ın adamlarının iktidara geleceğinden değil..

 

A. Hakan’ın, ortada kalmasından!

Akit
17 Mayıs 2018

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;