1970'li yılların başı...
Küçücük bir çocuktum.
İstanbul’da bir Kuran kursunda okuyordum.
O sırada yapılan küçük çapta bir İslamcı gösteriye tanık olmuştum.
Gösteride en heyecanla atılan slogan şuydu:
“Zincirler kırılsın/Ayasofya açılsın.”
*
Sonra Necip Fazıl’ı okumaya başladım.
Fark ettim ki...
Necip Fazıl’ın üzerinde en çok durduğu konulardan biriydi Ayasofya.
Ayasofya’ya öyle bir anlam yüklüyordu ki Necip Fazıl...
Sanki Ayasofya müzeden camiye çevrilse, tarihsel yenilgilerimizin tümü zaferle sonuçlanmış olacaktı.
*
Necip Fazıl’ın bu tür anlatılarıyla büyümüş nesiller...
Ayasofya’nın müzeye çevrilmesini ihanetin sembolü, Ayasofya’nın camiye çevrilmesini ise milletin ruh köküne dönüşünün sembolü olarak görüyorlar.
*
Ayasofya deyip de geçmeyin...
Geniş sağ, mütedeyyin, muhafazakâr kesimler...
- Yıllardır Ayasofya için yazılan “Mahzun Mabet” kitaplarını okudular.
- Yıllardır Ayasofya için bestelenen marşları söylediler.
- Yıllardır “Ayasofya fatihini bekliyor” diye büyük cümleler kurdular.
*
86 yıl önce müzeye çevrildi Ayasofya...
Ve bu 86 yıl boyunca...
Ayasofya üzerinden popüler bir siyasi söylem doğdu... Ayasofya üzerinden tarihsel yenilgilerden çıkma hayalleri kuruldu... Ayasofya üzerinden bir var oluş öyküsü yazıldı...
*
“Oy hesabı için Ayasofya’yı gündeme getiriyorlar, Ayasofya da Ayasofya diye tutturuyorlar, ne varmış bu Ayasofya’da” falan diyorsun ya...
Bunu demeden önce...
Aç bir bak. Azıcık oku. Nedenini anlamaya çalış. 86 yıllık anlatıya iki dakikacık vakit. Yani birazcık da olsa anlamaya çalış.
*
Sonra yine ne istiyorsan onu söyle!
*
“Hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır” tiplerden olma yani.
Hiç yorum yapılmamış
4910 kez izlendi
1744 kez izlendi
1203 kez izlendi
668 kez izlendi
3546 kez izlendi
877 kez izlendi
593 kez izlendi
3636 kez izlendi
2625 kez izlendi
1320 kez izlendi
1775 kez izlendi
644 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.