TEKNOLOJİ

Abdurrahman Dilipak : Gelecek dünde kaldı cancağızım!

Tarih
25 Şubat 2019
İzlenme
Kişi
Yazar
Abdurrahman Dilipak

Gelecek, gelecek değil geldi. Hatta “Gelecek dünde kaldı cancağızım, şimdi yeni hayaller kurma zamanıdır”. Geleceğe ilişkin 40 önemli ipucu vereyim size. Bunlar ve daha sonrası az sonra. Saniyede 300.000 km hızla gelen bir devrimden söz ediyorum.. Sıkı durun! Hayata tutunun! İşte fütüristlerin gelecek zamana ilişkin öngörülerinden seçmeler:

1-Bildiğiniz otomobiller yok. Uçan pilotsuz, elektrikle çalışan araçlar geliyor. Benzinli / dizel otomobillerde binlerce parça bulunurken. Elektrikli araçta ise söz gelişi 40’ta biri bile değil.  Araba değişince yol, oto park ve petrol istasyonları da değişecek. Dikey apartmanlar yerine yatay evler ve merkezden uzak yerleşim tercih edilecek. Artık ehliyet alma sorunu da bitiyor. Çünkü araçlar şoförsüz olacak. Sizi istediğiniz yere götürecek, sonra en uygun en yakın yere gidip park edecek. Telefonunuzdan onu istediğiniz zaman geri çağırabileceksiniz. 

2-Trafik kazalarını da unutun. Normal şartlarda bu tip araçların çarpma ihtimali yok. Araç sigortası da olmayacak artık. Trafik kazaları sebebi ile ölüm ve yaralanma da en aza inecek. Petrol üreticileri ve motor şirketleri için yolun sonu. Araçlar çok daha ucuz olacak.

3-Şoför, öğretmen, tanımlanmış işleri yapanların yaptıklarını yapacak robotlar olacak. Hatta doktor, hasta bakıcı, belediye işçisi, itfaiyeci, hakim, savcı ve avukatların yaptığı işi yapacak Humanoidler üretilmeye başladı bile.

4-İnsanımsız robotların yanında, robotumsu insanlar geliyor. Siborglar kapıda. İnsan beynini kullanan robotlar da hazır. Makinanın gücüne sahip bir insan aklı sözkonusu.

genomik ile ilgili görsel sonucu5-Genomikler, yani geni ile oynanmış, birden fazla canlının özelliklerini bünyesinde bulunduran canlılar kapıda.

6-Sokak köpekleri ile kuşlarla konuşabileceğiz. İnsanın ve hayvanların beyinlerinin yaydığı elektromanyetik alan artık izlenebiliyor. Ve bu verilere göre karşılıklı iletişim mümkün olacak.

7-Artık insan beynine kayıt yapılabildiği gibi, insan beynindeki bilgilerin bir bölümünün elektonik ortama kaydedilmesi de mümkün olacak. Suya bilgi yüklenerek, içerek öğrenilebileceği gibi, subliminal ve ipnoz yöntemleri ve bio resonance yöntemleri ile bilgi aktarımı mümkün olacak. Birçok okul kapanacak. Evden okul, evden iş dönemi başlıyor. İşyerine gitmeyecek, evinizde Cyber room’dan bu sorunu çözebileceksiniz. Toplu seçme ve sınavı filan da unutun

8-Petrol üreticisi ülkeler yoksullaşacak. Yeni göçler, nüfus tartışmaları, savunma konseptleri en çok konuşulan konular arasında başı çekecek.

9-Evler güneş gökte olduğu sürece elektrik üretecek ve depolayacak. Yeni enerji üretim alanları ve enerji depolama konusunda yeni buluşlar kapıda. 

10-Sanal para, sanal kimlik, sanal pasaport.. Her şey sanallaşacak.

11-E-Devlet, E-Belediye, E-Ticaret derken, E-Demokrasi geliyor. Bilgi aristokrasisi sözkonusu.

İlgili resim12-Yapay zeka insanlardan bağımsız insan davranışlarına yön verebilecek, farklı insanların belli olaylar karşısında nasıl tepki vereceğini ön gören enegram modelleri geliştirerek insanları yönetmeye çalışacak.

13-3D Printerler, yeni kuşak endüstri parklarının doğmasına sebeb olacak.

14-Dikey tarım çiftlikleri gündemde. Gökdelenlerde ya da maden ocaklarında, tünellerde her türlü ürün üretilebilecek.

15-Ulus devletin sonu. Farklı bir toplum ve aidiyet anlayışı. Din algısında radikal değişiklikler. Deizm, agnostizm, atomizasyon ve nötralizasyon gibi sorunlar yaşayacağız..

16-AVM’ler olmayacak. İnternetten seçeceğiniz ürünler evinize teslim edilecek.

17-Cep telefonu da yok. Raspbery Pi’niz olacak. Boynunuza kolye gibi asabileceksiniz. Bir çakmak büyüklüğünde ama dörtte biri kadar ince. Yaka düğmeniz mikrofon, rozetiniz kamera.  Sırtınızdaki bir kartpostal büyüklüğündeki güneş pilinden enerjisini alacak ve gün boyu görsel ve işitsel ya da yazılı iletişim içinde olabileceğiz.

18-Bu yeni cep telefonlarınız sayesinde sağlığınızla ilgili sürekli izlenir olacaksınız. Bu dinlenme ve izlenme riskini de beraberinde getiriyor. Bu bağlantı vesilesi ile ve glass teknolojisi entegrasyonu ile ses ve görüntü üzerinden her şeyi tanıyabilecek ve onun hakkında bilgi sahibi olabileceğiz.

19-Daha çok kenevir kullanacağız. Gıda, ilaç, tekstil, izolasyon, mobilya, kağıt, savunma, petrol ve petro kimya, kompos ürünlerde kenevir vazgeçilmez olacak. Esrar uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak için ilaç olarak kullanılacak.

20-Isı ve ses izolasyonundan sonra şimdi radyasyon ve bakteri izolasyonu dönemi başlayacak ve bu konuda Kendir bir çözüm olacak.

21-Gıda, ilaç ve kozmetik alanında, toprak gübresi, zirai ilaçlar ve geni ile oynanmış hibrit tohumlardan kaçış başlayacak. 

22-Yeni hastalıklar ile tanışacağız. Alerji patlayacak. Kanser ve 
şeker hastalığı yeni beslenme rejimi ile ortadan kalkacak.

23-Subliminal mesajlar saldırı için kullanılabildiği gibi öğretim ve sağlık için de kullanılacak.

24-Konvensiyonel savaşların yerini digital savaş, savunma, istihbarat alacak. Geni ile oynanmış mikroplar üzerinden biyolojik savaş, kimyasal savaş, siber savaş, robotlar savaşı, Hacker saldırıları gündeme gelecek

25-“Mavi Balina” ve “Angel” gibi yapay zekalı teröristler daha çok can kaybına sebeb olacak.

Hemen belirteyim ki, bütün bunları “oh ne iyi oluyor” diye yazmıyorum. Bu ihtimallere karşı hazır mıyız. Veri bu olacaksa biz ne yapacağız. Bu işin neresinde olacağız?. Oyunun dışında kalmak mümkün mü?

Bu anlattıklarım sıradan basit şeyler aslında. Daha karmaşık, sofistike ayrıntılı konular var. Ben, her halukârda, bu sistemin zararlarından korunmak, süreçten en az zarla çıkmak, faydalı imkanlarından yararlanmak için bu konuda güçlü bir altyapıya sahip olmamız gerektiğini düşünüyorum öte yandan. Yani bu gidişatın tehditlerine karşı savunma mekanizmasını da yine kendi içinde aramak zorunda kalabiliriz. Ha bire personel alıyoruz. Ha bire klasik sanayi ve ticaret, konut alanlarında yatırım yapmaya devam ediyoruz. Yeni bir dünya kuruluyor. Her şey tepeden tırnağa değişecek. Bu değişime hazır mıyız, ya da ne kadar hazırız. Biz hâlâ kenevir ekmeye karar verdik de, yurda girdireceğimiz tohumu, ısıl işlem görmeden, “ebter” hale getirmeden nasıl gümrükçünün, bakanlık bürokratının elinden kurtarabiliriz, onunla uğraşıyoruz. “Türkiye kalkınacak ama mevzuat engeli var”, hâlâ. Bürokratik oligarşinin engellerini aşmak kolay olmuyor. Hani kamu yararı olmayan bir konuda yasa da olsa uygulama olmayacaktı. Çünkü böyle bir şer Devletin, anayasa ve yasaların varlık ve meşruiyet sebebine aykırı idi.

genomik ile ilgili görsel sonucu 

Bizi nasıl bir gelecek bekliyor? Benim dedem 1. Dünya Savaşı’nda askerdi. Babam 2. Dünya Savaşı’nda askerdi. Ben adı konulmadık bir dünya savaşı olan soğuk savaşta askerdim. Kim bilir, böyle giderse, belki benim çocuklarım yeni bir dünya savaşının şahidi olacaklar.

Biz tarihin yaşayan şahitleriyiz. Biz ahir zaman peygamberinin ümmetiyiz. 

Evet, geleceğin yeniliklerini yazmaya devam ediyorum:

26- Yapay zekâdaki bir sonraki aşama. Heyecanımı mazur görün, lakin deep learning sayesinde gerçekten akıllı sistemlerin yapılabileceğine inanıyorum. 

Son iki üç yıldır görüntü işleme başta olmak üzere uygulandığı alanda state-of-art başarımları elde ediyor arttırıyor. Görüntü işleme, yüz tanıma, doğal dil işleme ve daha niceleri. Günümüz itibari ile nelere kadir olduğunu görmek.

5 duyu ve fazlasına sahip robotlar üretilecek. Daha hızlı düşünebilen ve bilgi tarayabilen, her dili konuşan, herkesi tanıyan robotlardan söz ediyoruz. Yapay Zekâdan yapay duyu organına evrilen bir teknoloji söz konusu. Donna Haraway’in 1985’te makine ile organizmanın ortak bir zeminde buluşması ile melez bir üstün ırkın hayat bulacağından söz ediyordu. 

Biyo-uyumluluk, klinik deneylerde bugün sentetik dokuların üretimi çalışmalarına kapı aralamıştır. Bugün Cyborg Nest firmasının North Sense adlı ürünü piercing tekniği ile vücuda yüklenince insanlar kuşlar ve balıklar gibi yönlerini otomatik olarak bulabiliyor. 

İnsanları birer sibernetik organizmaya, siborg’a dönüştürecek teknolojiler artık giderek yaygınlaşıyor. Sonuçta dünya da değişiyor, dünya algısı da. İnsan tanımı değişince ırk, ulus ve vatan tanımı da değişecek.

27- Her yıl yaklaşık 1 milyondan fazla insan, trafik kazalarında hayatını kaybediyor. Gelecekte bu sayı çok düşecek ama intihar ve salgın hastalıklardan çok daha fazla insan hayatını kaybedecek.

28- Artırılmış sanal gerçek, yaşadığınız gerçekten daha gerçek olacak. Siz özgür iradenizle karar verdiğinizi sanırken, kulağınızın duymadığı bir sesle size verilen emirlerini bir robot sadakati ile tekrarlayacaksınız. “Keler deliğinden gir deseler, gireceksiniz”. Yoksa o yırtık pantolonları anne-babanız size giydiremezdi. Vücudunuza o dövmeleri ya da kaşınıza, kulağınıza, dilinize o metalleri size kim taktırabilirdi ki. O kulağınızın içine tıkadığınız kulaklıklardan, sizin duymadığınız bir sesle size birilerinin başka şeyler fısıldamakta olduğunuzun farkında mısınız? Satan yani şu bizim şeytan dediğimiz mahlûk, kutsala savaş açtı. Seferberlik ilan etti. Kendine dünya nimetleri vadederek, yeryüzünde bir cennet ve ebedi bir hayat vadederek asker topluyor.

29- İstihdam dışı nüfus “ıskarta” olarak görülecek. Bunlar kısırlaştırılacak, çok farklı doğum kontrol yöntemleri uygulanacak. Devlet, sivil toplum, üretim tüketim ilişkileri, tarım, sanayi, ekonomi yeniden şekillenecek. Medya, yasama, yargı, yönetim değişecek. Aile yeniden yapılacak. Farklı aile formları ortaya çıkacak. “Aile içi birey”, “partner” ilişkileri, cinsiyet tanımı ve cinsler arası dönüşüm konusu geleneksek ve dini yapıların üzerinde baskı kurma çabası yeni bir çatışma alanı oluşturacak.

30- Ailenin yerini birlikte yaşam alacak. Artık çekirdek aile de yok. Anne-baba da. Biyolojik anne, taşıyıcı anne, genetik baba, yasal babayı çocuğa anlatmak zor olacak. Veli 1, Veli 2. 

31- Gıda, spor/yaşam tarzı ilaç, salgın hastalıklar, savaş, terör yolu ile nüfus kontrolüne gidilecek ve dünya nüfusunun ilk etapta % 50, daha sonra kalanın % 50’si, daha sonra % 50’si şeklinde 3 etapta 9’da 1’e çekilmeye çalışılacak. Kısırlık, intihar, ötenazi, doğumun sınırlandırılması ve istenmeyen, riskli bulunan bebeklerin ana rahminde izalesi gündeme gelebilir.

32- Emlak fiyatları değişecek. Çünkü işe giderken çalışabilirseniz, insanlar çok daha uygun fiyatlı mahallelerde yaşamak isteyecek ve kulelerini terk edeceklerdir.

33- Gelecekte ABD diye bir devlet olmayabilir. Yerini Avustralya alabilir. Ülkelerin rejim, sınır ve iktidar yapılarını yeniden düzenlemek istiyorlar. Her şeyi sanallaştırarak para, üretim ve pazarla dünyayı tekelden yönetmek istiyorlar. Ne Tanrıya ne de krala ihtiyaçları var. Yeryüzünün tek tanrısı ve kralları kendileri olacak. Mitolojik tanrılarının yeni versiyonları gibi olacaklar sanki.

34- Şehirler de daha temiz bir havaya sahip olacak. Elektrik inanılmaz ucuz ve temiz olacak. Ama tek gerçek bu değil. Mesela dünyamız insansızlaştırılmış bir dünya olacak, birilerinin senaryosuna göre. Şüphesiz ki onların bir planı varsa, Allah’ın da bir hükmü var. Galib gelecek olan Allah’ın hükmüdür. Şeytanın krallığının yeryüzündeki temsilcileri olan “Tanrı krallar”ın değil!

35- Geleceğin dünyasını her şeyi ile yeniden inşa etmek isteyen bu akıl, şeytani bir akıldır. Dine karşı açık bir savaş ilanıdır. Kafalarındaki senaryo, Kızılderililerin yok edilmesi, kara derililerin köleleştirilmesi, sarı ırkın sömürülmesi ve ardından sıcak ve bir soğuk savaşın toplamından daha vahşi bir savaştır. “İnsan”ın tanımını değiştirmektedir.

36- Güneş enerjisi üretimi daha da artacak, yeni temiz daha zengin enerji kaynakları bulunacak ve enerji paketlenebilecek ve fırlatılabilecek. Enerji kanalları üzerinden data transferi yanında su üzerinden data transferi ve suya data yükleme işi de gerçekleşecek.

37- Ulus devletin sonu. Uluslararası düzen radikal bir şekilde değişecek. Ülkelerin rejim, sınır ve iktidar yapıları değişecek. Uluslararası anlaşmalar yeniden düzenlenecek. Uluslararası örgütler de yeniden şekillenecek. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. BM, NATO, LIBOR, IMF, Dünya Bankası gibi yapılar yakın gelecekte ömrünü tamamlayacak.

38- Sağlıkta Tricorder X ve bioressonance cihazları bütün planları altüst edecek.. Telefonunuzla birlikte çalışan, retina taramanızı, kan grubunuzu ve nefes aldığınız tıbbi bir cihazlar yanında hastalığı tanımlayacak cihazlar geliştirilecek. Beyine komut vererek biyolojik onarım ya da organ yenilemesine paralel başka canlılarda, genetik uyum sorunu olmayan organ üretimi gerçek olacak. RF ve her canlıya Micro Chipler takarak Cyborglardan ibaret bir toplum “yaratma” peşindeler (!?)

39- İsrail insanlığın başına bela olacak. Vatikan için “tarihin sonu”. Yeni, adil bir uluslararası düzen inşa edilmezse, yeni çok sıkıcı bir savaş patlayabilir.

40- Mehdi Mesih, Deccal, Yecüc-Mecüc, Dabbetül Arz, Melheme-i Kübra ya da Armageddon, kıyamete doğru giderken hastalıklar böcek afetleri, şimşek, duman, deprem, savaşlar, terör farklı bir şekilde yeniden gündeme gelebilecek.

Tekrar ifade etmek gerekirse, “Olacak”, “yapacaklar” derken, bu onların planı, hesabı. Onların böyle bir planı varsa, Allah’ın da bir hükmü var ve galip olacak olan odur. Ben burada sadece birilerinin niyeti ve bizim şeytanın ve onun dostlarının ifsadına karşı zihnen hazır olmamız açısından bir uyarı görevi yapmak için bunları not ettim.

Şimdi “gelecekten gelen adamlar(!?)ın anlattıkları”nı bir kenara bırakalım. Yaşadığımız zamanın gerçeklerine bakalım. Bu arada yarına hoş geldiniz. Selam ve dua ile.

yazının kaynağı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Ich

    25 Şubat 2019 09:36
    1 0
    Allah senden razi olsun Pasam
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;