GÜNCEL

Abdurrahman Dilipak : Erdoğan, Birlik Vakfı’nda..

Tarih
13 Mayıs 2019
İzlenme
Kişi
Yazar
Abdurrahman Dilipak

Erdoğan’ın İstanbul’da Birlik Vakfı iftarındaki konuşması önemli. Şimdi bu söylemin eyleme geçmesi gerek. Beklentiler boşa çıkar, söz sadece sözde kalır, kuvveden fiile çıkmazsa bedeli daha ağır olur. Bu tek başına Erdoğan’ın söylemesi ile olmayacak. Partisinin yönetici kadrolarının, bakanların, grubunun, yerel yönetimlerin, bürokrasinin ve birlikte hareket eden STK ve iş adamlarının da bu söylemin eyleme dönüşmesi konusunda bir adım atması gerek. Ve bu alanda yenilenme kaçınılmaz. Bu alanda bir değişiklik olmazsa, seçim sonuçlarından kimse emin olmasın.

Binali Yıldırım’ın bir videosu dolaşıyor sosyal medyada. Eğer montaj değilse, Yıldırım diyor ki “Seçim kampanyalarında söylenenle, sorumluluk omuzlarınıza yüklenince söylemleriniz hiçbir zaman aynı olmaz. Hiçbir ülkede de aynı olmaz. Bu siyasetin gereğidir. Siyasetle hakikat her zaman birbiri ile örtüşmez”. Dilerim bu gerçek değildir. Bu söz söylenmişse, önünde sonunda inşallah zem edilmiştir. Allah “söz verdiğinizde sözünüzde durun” der. Siyaseti cinayete dönüştüren bu anlayıştır. Evet, piyasa böyle. Ama bu görüşü olumlayamayız. “Özü sözü bir olmak” bunu gerektirir. Bu söz söylenti mi bakalım. Yapıldı ise özür dilemek gerek. Akif’in deyişi ile “Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek: Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek.” “O zaman kazanamayız” diyorsanız, ahiretinizi kaybederek kazandınız dünya metaı sırtınızda cehenneminize taşıdığınız odun olacaktır. Ben de şu mesajı attım bu videoya karşı: “Bize özü sözü evveli ahiri bir olan söz verdiğinde sözünde duran politikacılar. Hakikat uğruna can feda diyenler gerek ama reel politik böyleymiş. Ben o zaman bu oyunda yokum. Özümüz sözümüz bir olunca kazanacağız”. Hakk’ın hatırı halkın hatırından her zaman âlidir! Sözü diler doğrusuna tabi olur, yanlışına karşı çıkarız. O sözü söyleyen babamız da olsa. Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet, Resulullah buyurdu ki: “Münafığın belirtisi üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiği zaman hıyanet eder.” (Buhari) Hz. Âişe buyurdu ki: «Eshâb-ı Kirâm indinde yalandan daha kötü bir şey yoktur. Çünkü yalanla îmânın bir arada bulunmadığını bilirlerdi.” Peygamberimiz de buyurdu ki: Îmân sâhibi, her hatâya düşebilir. Fakat hâinlik yapamaz ve yalan söyleyemez.

Erdoğan, “biz de beşeriz” diyordu. “Biz de hata yapabiliriz”. İşte doğru söz bu! Şimdi hatadan dönme zamanıdır. Halk buna inanırsa reyini ona göre verecektir.

Reisin yakınındakiler reisi kötü şekilde harcadı. Menfaatleri olan bir işi kendi aralarında hallettiler, menfaatleri olmayan sıradan bir işi bile Beştepe’ye havale ettiler. Beştepe’yi dost görünerek boğmaya çalıştılar. Sonuç bu. Aslında halkın hepsi de dürüst değil. Bazısı, “başkaları yapıyor da, hani bana” der gibi eleştiriyor. Onlar daha da tehlikeli. Fırsatını bulduğunda daha fazlasını da yapar. Daha aç, daha ihtiraslı, öfkeli ve kıskanç. Hani derler ya, “Dostunun ya da danışmanının kim olduğunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim”. Şu çevremizdeki biat toplayan ve dereyi görmeden paçayı sıvayıp, ihale dağıtmaya kalkan, kaşığı belinde dolaşan aşağılık din ve siyaset bezirgânlarından yakamızı kurtaramaz isek halimiz yaman. “Beni bana bırakma Rabbim” diye dua eden siyaset erbabından, eleştirenin ağzını kapatmaya çalışan siyaset bezirgânlarının eline nasıl düştük bir bakalım. Şimdikiler “biad” topluyor. “Bana güven gerisini merak etme sen, günahı varsa boynuma” diyor. Cemaat, STK, sermaye, sözde âlim geçinen birileri nasıl bu işe böylesine alet oldular.

Erdoğan’ın Birlik Vakfı konuşması “öze dönüş” için önemli. Bakın affetmeyenler affedilmeyecek. Hepimiz birçok yanlış yaptık ve birilerimiz hâlâ yapmaya devam ediyoruz. Bundan dönmemiz gerek. Allah’ın bizim hakkımızdaki hükmü, bizim kendi hakkımızdaki hükmümüze bağlıdır. Asıl değişmesi gereken, sandık sonuçlarından önce biziz biz! Yoksa tencere yuvarlanacak kapağını bulacak.

Erdoğan’ın birçok eski dostu ona ulaşamamaktan şikâyetçi. Erdoğan’ın yakın çevresinin ise onu yanılttığı görüşü hakim bu eski dostlarda. Mesela, o aday belirlemede kullanılan temayül yoklamaları ve kamuoyu araştırmalarında sonuçların değiştirildiği yaygın bir kanaat. O zaman, o hilekârlardan hesap sorulması ve onların destekledikleri adayların yakın takibe alınması gerek. “Bizi aldatan bizden değildir”. Onlar bizdense ben o “bizden” değilim! İnsanımız böyle diyor! “O zaman sizin ötekilerinden farkınız ne” diyor. “Ben onlara karşı 28 Şubatta direndim, ama size karşı direnmeme de bizimkiler izin vermiyor” diyor. ABD’nin Komünizmle korkutup ülkeleri kendi kucağına almasından ne farkı var CHP korkutması ile siyaset yapmanın. CHP bizi Laikleştiremedi, ama AK Parti döneminde aile, gençlik, eğitim yolu ile sekülerleştirildik endişesi hakim toplumda.

“Şunu yaptık bunu yaptık” demeyin artık. Bunlar başa kakma gibi anlaşılıyor. Çoklukla övünmeyin, veren Allah alır da. “Artırarak ve azaltarak” imtihan edecek Allah. Bir de “Tekasür” suresini okuyun bakalım. “Allah bizi bu hizmetlere vesile kıldı” deyin. Sonunda halkın parası ile halkın ihtiyacını gideriyorsunuz. Onu dürüst yapıyor musunuz, bir de ona bakmak gerek tabi. 3 liralık işi 5 liraya yapıyorsanız, bunun hayrı olmaz. Şimdi de ödemeleri durdurunuz, seçime gidiyorsunuz. Mal ve hizmet veren kişi, kuruluş parasını alamıyor. Faiz kârını götürüyor. Kârından vazgeçti, kredi de bulamıyor batmamak için tefecinin eline düşüyor. Çalışanına parasını ödeyemiyor, piyasaya borcunu ödeyemiyor. İşi durdursa, sonra başına iş açılacak. Kestiği faturanın vergisini ödeyemediği için başka bir ihale açılsa giremeyecek. Bu insanlar iftar sohbetlerinde bunu konuşuyor. Bu şekilde seçim mi kazanılır Allah aşkına! Ailede sıkıntı büyük. Gençlik konusunda da. Yargıya ilişkin çok sayıda şikâyet var. Hangi birini sayayım ki. Dış borç, döviz, kamu borç ödemeleri, Tarım, sağlık.. Medyanın hali malum. STK’ların da. Bu konuda seçimden sonra değil, hemen bir iyileştirme gerek.

İstanbul seçimi ile ilgili olarak, Binali Yıldırım tek kişi olarak değil, en azından herkesin dürüstlüğünden emin olduğu bir genel sekreter, İştirakler Daire Başkanı ve İmar Komisyonu Başkanı olarak görev yapacak isimlerin de telaffuz edilmesi gerek. “Tek Adam”lık insanları korkutuyor artık. Kamu kaynaklarının hoyratça harcanması endişesi can sıkıcı boyutta. Torpil ve rüşvet belasına karşı, tarikat, hemşehri ve akraba, eş-dost dedikodularına bir son verilmesi gerek. Bankamatik personel, eş-dosta otomobil saltanatına son vermek gerek.

Seçim sürecinde sahaya sürdüğünüz kişileri iyi seçim. Bunları görünce insanlar oy verecekse de vermez.. Bunlar ne kadar çok çalışırsa o kadar az oy alırsınız. Şaibeli isimleri çekin meydandan.

Bugün bir misafirim geldi. Eczacı. “Tayyib bey belediye başkanı olduğunda, kuyrukların yavaş yavaş azalmaya başladığı günlerde yazın limonata yapıp, soğuk ayran yapıp evde, kuyruklarda bekleyen insanlara dağıttık, ‘sabır, biz geldik düzelteceğiz’ diye iki çift laf edelim diye diyor. Kışın sıcak süt dağıttık” diyor. “Ne günlerdi” diyor. “Partiyi 02’de kapatıyorduk, yarın kim, hangi mahallede ne yapacak diye gelen gönüllü gençlerle iş bölümü yapmak için” diyor. Ben de biliyorum o günleri. Erdoğan geldiğinde her taraf çöptü. Ben de hanımımla birlikte “Müslümanların yüzü kara çıkmasın, başaramadılar demesinler” diye kendi sokağımızdaki çöpleri toplamıştık. Neydi o günler.. Mesela bugün, İBB’de ciddi, kapsamlı bir FETÖ operasyonu yapılmadı. Bunun bir açıklaması var mı! “Topbaş gitti, bitti” mi? İnsanları değişime inandırmamız şart!. Dürüst olacağız. Açık sözlü olacağız. Bakın, “Bir musibet, bin nasihatten iyidir”. Ha bu bize ders olsun. Bize şer gibi gelen bu olayı bir hayıra dönüştürebiliriz. Yoksa bakın bu seçimin sonucundan emin olmayın. Haydi, kazandınız diyelim, bir sonraki seçim için hiçbir şansınız yok, böyle giderseniz. Hatta o güne de ulaşamayabilirsiniz. O zaman da dün FETÖ’cülerin başına gelen, yarın sizin başınıza gelir.

Dost bazen acı söyler. Bu acı ilacı yutmadan sağlık hayal. Eski hal muhal, ya yeni hal ya izmihlal..

yazının devamı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • mustafa seyda

    15 Mayıs 2019 13:18
    1 2
    Sayın Dilipak varsın chp kazansın siz de bayram edersiniz beklediğiniz adaleti başarıyı dürüstlüğü chp kadroları iktidar olunca bol bol getirir ülke olarak başımız göğe erer siz ve sizin gibi islamcı yazarlarda chpnin bendine su taşıdığınız için vicdani sorumluluğunuzu yerine getirmiş olursunuz selam ve dua ile
  • vatansever

    14 Mayıs 2019 05:53
    2 2
    En az 5 yıl geç kalınmış bir yazı ama olsun tarihe not düşmüşsünüz , geç kalma sebepleri sizinle Yaradan arasında ama tebrik ederim . Ne yazıkki belirttiğiniz doğruları , ne tarafgiller ne de partinin başındakiler görmeyecek anlamayacak sizde biliyorsunuz tarihte hep böyle olmuş, düzelmeyecekler ve gidecekler. İnşallah ben yanılırım.
  • ayhan yılmaz

    13 Mayıs 2019 21:12
    3 0
    dost dostu bu kadar ulu orta eleştirmemeli. Binali Yıldırım gibi bir siyasetçi harcanırsa kaybeden Türkiye olur.
  • Mehmet

    13 Mayıs 2019 18:10
    5 0
    Dilipak a laf söyleyen, zaman mı diyen arkadaşlar Seçimden önce de benzer yazıları vardı.Yeni yazmıyor bunları ve maalesef yazdıklarının çoğunda haklı şu an AK partiye destek vermemin tek sebebi BEKA meselesi yoksa nerden tutsam elimde kalıyor hele Aile adalet bitmiş Eski AKPlileri kullanıp oy düşürmeye çalışanlara karşı desteğe devam ama biraz da kendine ayar vermesi lazım partinin
  • Selam

    13 Mayıs 2019 16:18
    0 2
    Ne oldu,dilipak,BU eleştiriler şimdi mi aklına geldi.
  • dycal

    13 Mayıs 2019 15:21
    7 0
    yahu ustad allah aşkına senin görevin iktidarı eleştirmek mi. istanbul seçimlerindeki hırsızlığı gözlerin görmüyormu yoksa haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır misali safamı yatıyorsun.senin görevin belliki 23 haziran seçimlerinde cumhur itifakına oy verecek insanların kafasını mı bulandırmak .senin amacın ne.
  • erhan

    13 Mayıs 2019 13:58
    16 1
    AK Partiyi eleştirme zamanın çok manidar üstadım...Nasrettin Hocanın fıkrası misali hırsızın hiç mi suçu yok...
  • NUH

    13 Mayıs 2019 13:00
    12 2
    NE OLDU DURDUN DURDUN ŞİMDİMİ KONUŞMAYA BAŞLADIN BİREBİRDE GÖRÜŞÜP SÖYLESENE MİLLETİN AKLINI BULANDIRMA İŞİNİ YAP HANGİ MERKEZE ÇALIŞIYORSUN BELLİ DEGİL...
  • İstanbullu

    13 Mayıs 2019 12:36
    7 0
    Sayın Üstadın sözlerine kulak verinmeli özellikle Sayın Başkan ve yardımcıları ,Ak partinin içinde temizlik yapılmamı şart .Nasihate eyvallah ama üstadın bazı meselelerde aceleci davrandığını hissedebilirim sonunda oda yanılabilir
  • runuz mumuz yok

    13 Mayıs 2019 12:18
    0 2
    AKP içinden kaç tane fetöcü demizlemiş ki peşindeki koyunlar herkesi fetecü ilan etmiş.
  • Ak partili

    13 Mayıs 2019 12:13
    0 0
    Dinliyoruz dinliyoruz yuzbasiss
  • Fâni

    13 Mayıs 2019 11:57
    5 2
    Hak dava .isimli yorumcu .Bu yazinin neresi battı size dost acı söyler .Yazdıklarınin hepsi dogru müslumanca uyariyor .Hemen fetöcü hadi ordan .
  • yuzbasiss

    13 Mayıs 2019 09:42
    3 0
    sn Dilipak merak ettiğim tek şey sizin yazdıklarınızı AK partililer okuyormu acaba
  • HAK DAVA

    13 Mayıs 2019 09:42
    3 7
    NE HOCA MÜSFETTESİ SENDE Mİ BAŞLADIN FETÖ TAPELERİ İLE AK PARTİYE SALDIRMAYA ACEBE O VİDEOYU DOLAŞIMA SOKANDA SEN MİSİN HADİ ÇEKİNME SÖYLE YAA FETÖ SENİ KAÇA SATIN ALDI YOKSA SENİNDE Mİ FETÖNÜN ELİNDE VİDEOLARIN VAR
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;