SİYASET

Abdulkadir Selvi : Kılıçdaroğlu’na o belgeyi Erdoğan mı gönderdi?

Tarih
18 Mart 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Abdulkadir Selvi

18 Mart 2015

Kemal Kılıçdaroğlu’nu dinliyorum. Gözlerim kapalı. Az sonra 1 hafta önce ilan ettiği bombayı patlatacak.
Tek bir çıt bile çıksın istemiyorum. 
Kemal Bey, “Artık bu ülkede Davutoğlu’na adam gibi soru sorma cesaretine sahip gazeteciler istiyoruz” deyince, o an yerimden fırlıyorum.
Bir koşu Başbakanlığın kapısına dayanıyorum. Davutoğlu’nu bulup sormak için. Fakat ne soracağım?

Kemal Bey sağ olsun. Onu da söylüyor. Başbakan’ı bulduğumda açık ve net olarak ,”77 milyon insan senin iktidarın döneminde fişlendi mi fişlenmedi mi?” diye soracağım. 
Hatta yetinmeyeceğim. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da bulduğumda aynı soruyu soracağım. 
Soracağım sormasına da Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sen o iddianameyi okudun mu? Mağdur sıfatıyla şikayette bulunan benim. Emniyette böyle bir yapılanmanın olduğunu ortaya çıkaran benim. Cezalandırılmaları için davacı olan yine benim” dese ben ne diyeceğim.
Baktım bu iş Kemal Bey’in verdiği akılla olmayacak. Araştırmacı-gazetecilik yapmaya karar verdim.

Önce Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun tarafından hazırlanan 20.12.2014 tarih ve 2014/30827 sayılı iddianameye ulaştım.

Baktım iddianame, “Erdoğan ve ailesinin kişisel bilgilerinin ele geçirilmesi” hakkında hazırlanmış. Erdoğan’ın 77 milyonu dinletmesi gibi bir şey yok. Yani dakika bir, gol bir.
İddianamede mağdur sıfatıyla şu isimler yer alıyor:

1-Recep Tayyip Erdoğan-Başbakan
2-Sema Erdoğan
3-Emine Erdoğan
4-Ahmet Burak Erdoğan
5-Ziya İlgen
6-Mustafa Erdoğan
7-Necmettin Bilal Erdoğan
8-Sümeyye Erdoğan
9- Reyyan Erdoğan
10-Vesile İlgen
Bunlar kim? Erdoğan ve ailesi.  

Ya Kılıçdaroğlu’nun iddialarında bir tuhaflık vardı, ya da bu işte. İşin içinden çıkamadığım için Kemal Beye sormaya karar verdim. Bu durumda Erdoğan kendi ailesinin kişisel bilgilerinin elde edilmesi için Emniyet’te bir birim kurdurup, bir de “Deva1-2”diye bir program mı yazdırmış?
İddianamede Erdoğan ve ailesinin kişisel bilgilerinin sorgulandığı, “Deva-1 ve 2”  programları ile 77 milyonun kişisel bilgilerinin toplandığı yazıyor. Van’dan, Şırnak’tan, Siir’ten, Adana’dan, Ankara’dan özel şifreleri ile sisteme girmek suretiyle Başbakan ve ailesiyle ilgili özel bilgilere ulaşan polis memurlarının cezalandırılması isteniyordu.
Bu işte mağdur olan Erdoğan. Mağdur sıfatıyla suç duyurusunda bulunan yine Erdoğan. Kendisi başta olmak üzere yedi sülalesinin özel bilgilerine ulaşılmak istenen kişi yine Erdoğan. Peki bu durumda 77 milyonu dinleten kişi nasıl oluyor? Bari 77 milyondan mağdur sıfatıyla adliyeye suç duyurusunda bulunan Erdoğan ve ailesini düşüp hesabı öyle yapsaydın Kemal Bey. 77 milyon eksi 10 gibi.
Peki Kemal Bey, bu programlar kimin zamanında ve nerede oluşturulmuş? Paralel yapının üssü olan Emniyet İstihbaratta. Kimin zamanında? Paralel yapının istihbaratçısı Raman Akyürek döneminde. 

Kemal Bey, Erdoğan’ı ofisine böcek koyarak,  ailesinin özel bilgilerine ulaşmak isteyerek, oğluyla konuşmalarını yasadışı bir şekilde kaydederek dinleyen paralel yapı. Bundan şikayetçi olan kişi ise Erdoğan. Erdoğan mücadele ettiği ve mağduru olduğu yapı eliyle 77 milyonu nasıl dinletmiş anlamadım.

Kemal Bey’e CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın programında, MİT’le ilgili iddiaları gündeme getirince, ”MİT’ten size bu bilgileri kim getiriyor?” diye sormuştum. “Vatanseverler” demişti. Biz o vatanseverleri çok iyi biliriz. Darbe dönemlerinde ortaya çıkarlar. Memleket uçurumun kenarına geldi der, darbenin düğmesine basarlar.
Kemal Bey, o vatanseverlerin kim olduğuna dair bir şey söylemedi ama ben, ”Meclis kürsüsünden açıkladığınız ancak yasadışı olduğu mahkeme kararlarıyla tespit edilen Erdoğan’ın konuşmalarını size kim ulaştırıyor?” diye sormuştum.” İnternetten aldım” demişti.
Mahkeme kararını internetten almadığı kesin. Ama keşke biraz okusaydın Kemal Bey.
Erdoğan’ı dinleyen, ailesinin kişisel bilgilerine ulaşmak için özel şifrelerle emniyetin bilgisayarlarına girenlerin işlediği suçu ortaya çıkaran mahkeme kararını “Bomba” diye açıkladın. O kararda Emniyet içinde bir paralel yapının olduğu ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve ailesinin kişisel bilgilerini elde etmeye çalıştıkları yazıyor.  7 sayfalık bir iddianame. 4 ve 5’nci sayfalarında suçlanan polislerin isimleri ve özel şifreleri ile nerelerden bu sisteme girdikleri yer alıyor. 

Kemal Bey bu bir suç ve siz suç işleyenleri değil, mağdurları suçluyorsunuz. Yani her şey aklıma gelirdi de Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Erdoğan’ın şikayeti üzerine ortaya çıkarılan bir yapılanmayı yine Erdoğan’a mal edebileceği aklıma gelmezdi. 
Kemal Bey sana söz. Sadece Başbakan’a değil, Cumhurbaşkanına da soracağım. Ama ”Ben bu işin mağduruyum. Bu yapıyı ortaya çıkaran ve yargılanmasını sağlayan suç duyurusu ile bana ait. 77 milyonu ben mi dinletmişim yoksa paralel yapı mı?” diye sorarsa ne cevap vereyim. 
Kemal bey, kırk yılın başı bir bomba patlattın ama bomba elinde patladı. Erdoğan 77 milyonu dinletiyor diye salladığın o iddianame,  işbirliği yaptığın paralel yapının 77 milyonu dinlettiğinin belgesi.

Yine de bir teşekkür borcumuz var Kılıçdaroğlu’na.
Kürsüden o belgeyi sallamasa, bizim paralelcilerin 77 milyonun kişisel verilerini elde ettiğinden haberimiz olmayacaktı.
Acaba diyorum Kılıçdaroğlu’na o mahkeme kararını Erdoğan mı gönderdi?

Yenişafak

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;