SİYASET

Süleyman Özışık : Türkiye'nin AB'ye karşı hamlesi ne olmalı?

Tarih
26 Nisan 2017
İzlenme
Kişi
Yazar
Süleyman Özışık
 Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye'nin yeniden siyasi denetim altına alınmasına karar vermiş.


Karar kısaca şu anlama geliyor.

AB, 2004 yılında Türkiye ile müzakereleri başlatmak için Avrupa Konseyi'nin denetim sürecinden çıkmasını şart koşmuştu.

Bir başka deyişle...

Türkiye 2004 yılından önceki gibi Avrupalı hödükler tarafından tekrar denetime tabi tutulacak ve ona göre, müzakerelerin yeniden başlatılıp başlatılmamasına bir karar verilecek.

Peki bu kararı alan Avrupa Birliği Parlementerler Meclisi Türkiye'den ne istiyor dersiniz?

1 - Terör örgütü PKK'ya ve onun siyasi uzantılarına asla dokunmayacaksın. Sınırötesinde PKK'nın diğer oluşumlarına yönelik operasyon yapmayacaksın. 

2 - 15 Temmuz darbesini yapan Fetullahçı terör örgütüne yönelik operasyonları hemen durduracaksın. 

3 - Ülke genelinde aldığın Olağanüstü Hal'i derhal sonlandıracaksın.

Alınan kararlara bakınca sanki Avrupa Birliği’ni Türkiye’ye karşı kurmuşlar gibi bir intiba uyandı bende...

Yani bir tek, "Darbe ve PKK terörü başarılı olsaydı o zaman çok demokratik bir ülke olacaktınız" demedikleri kalmış.

Açık ve net söylemek gerekirse bu karar, Avrupa’nın Türkiye'ye yönelik terör harici son hamlesidir. 

Terör harici demem boşuna değil.

Darbe tutmadı, Fetö tutmadı, PKK'nın bölünme üzerine kurduğu strateji tutmadı, ekonomik baskılar tutmadı, referandum baskıları tutmadı. 

Ellerindeki son kurşunu bu kararla atmış oldular.

Türkiye'ye ve Türk halkına yapılan bu son şantaja, Türkiye'nin karşı hamle ile cevap vermesi elzemdir... Bu hamlenin ne olacağını kısa süre içinde göreceğiz. 

Bana kalırsa yapılacak şey çok basit...

"Bizden bu kadar, artık yokuz ve üye olmak istemiyoruz" dediğimiz gün işin rengi baştan sona değişecek. 

İddia ile söylüyorum. 

Avrupa Birliği'ni değerli kılan, 54 yıldır kapıda bekleyen Türkiye'dir. Dağılan AB’yi ortak masada toplamaları için tek bir bahaneleri var, o da Türkiye düşmanlığıdır.

Gündemi Türkiye düşmanlığı üzerinden yürütmek zorundalar, çünkü iş Brexite dönüyor. İngiltere bağlarını kopardı. Fransa ve İspanya koparmaya hazırlanıyor. 

Ellerinde başka argüman yok!

Bizim ülke olarak kendimize sormamız gereken soru şu:

Başka ülkelerin çıkmak için mücadele verdiği bir organizasyona biz neden bu kadar onur kırıcı davranışa rağmen girmek istiyoruz?

Öyle ya!

Avrupa dünyanın jandarması degil. Türkiye de Avrupa’nın bu coğrafyadaki jandarma karakolu değil. 

Onlar Ortadoğu'da katliam yapacak, kaçan mültecilere Türkiye bakacak. Üstelik Avrupa'ya gitmek isteyen bu mültecilere "Geri kabul anlaşması" gereği adeta esir muamelesi yapacağız. 

54 yıllık macera AB’nin bit pazarı olmaktan başka neyimize yaradı sormak isterim. Kullandığımız otomobilden, telefona, beyaz eşyadan çoğu gıdaya varıncaya kadar Avrupa'ya bağımlı hale gelmekten öte ne yaptık?

Silah alırken bile Asya tarafına gidince rahatsız olan Avrupa ile yaptığımız Gümrük Birliği anlaşması bize ne kattı?

Hiç!

Peki ne götürdü?

Sadece son iki yılda, mültecilere yaklaşık 15 milyar dolar harcama yaptık.

Yeterlidir umarım!

İki taraf da biliyor ki biz Avrupa Birliği'nin reformları istiyorduk ve aldık. Askeri ve siyasi vesayetleri bu reformlar sayesinde bitirdik. Avrupa ile değil ama, dağılmak üzere olan Avrupa Birliği ile işimiz bitti.

Geriye sadece malumun ilanı kaldı.

Türkiye'nin yapması gereken, yapılacak referandum ile AB ile olan ilişkileri kavgasız, gürültüsüz sona erdirmek. 

Sonrasında ise Türkiye'nin menfaatlerini de ön plana çıkaracak yeni ekonomik anlaşmalar yapmak üzere masaya oturmak. 

Unutmamak gerekir ki Türkiye Avrupa için iyi bir ithalat pazarı. Aynı şeyi ihracat için söylemek mümkün değil. Silah alımı dışında Türkiye'ye uygulayabilecekleri tek bir yaptırım yok. 

Onu da zaten yapamazlar.

Silah alımı konusunda en iyi müşterileri olan Türkiye'yi Rusya veya Çin'e kaptırma ihtimalleri milyonda bir bile değil.

Son söz...

Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi'nin aldığı siyasi karar sonrası, "Bu iktidar sayesinde 3 dünya ülkesi olma yolunda hızla ilerliyoruz" diye yorum köpürtenlere...

Tüh ya!

Tam da uzayda koloni kurmak üzereyken, bu iktidarın işbaşına gelmesi sizin açınızdan ne büyük şansızlık şekerim! 

Şayet Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi'nin Türkiye'ye dayattığı "Fetö ve PKK ile mücadeleden vazgeçin" maddelerini doğru buluyorsan, sen de en az Fetö ve PKK kadar devlet ve millet düşmanısın demektir.

Dipnot: Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi 318 üyeden oluşuyor Konsey, 45'e karşı 113 oyla Türkiye'yi siyasi denetime aldı. Yani toplamda 158 üye ile alındı bu karar. Bir başka deyişle 160 üye karar anında solonda değildi. 

Demokrasi diye yırtınan Avrupa ne kadar da demokratmış di mi?

internethaber
26 Nisan 2017

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Mustafa

    27 Nisan 2017 07:15
    4 0
    Yazının an dikkat edici ve önemli bölümü; " Bizim ülke olarak kendimize sormamız gereken soru şu: Başka ülkelerin çıkmak için mücadele verdiği bir organizasyona biz neden bu kadar onur kırıcı davranışa rağmen girmek istiyoruz? " dir.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;