GÜNCEL

Kurtuluş Tayiz : ABD’nin terör devletine geçit yok

Tarih
23 Ocak 2018
İzlenme
Kişi
Yazar
Kurtuluş Tayiz
 Siyasi aklın yüzde 90’ı cesaret olmalı. Ne kadar parlak bir zekaya sahip olursa olsun cesaretten yoksun bir akıl hiçbir işe yaramaz. Akıl cesaretle birlikte anlamlı olabilir.

Cesareti az bir politikacı için “gerçek” ve “doğru” duruma göre değişir; genelde güçlü devletlerin dediği “doğru” ve “gerçek” yerine geçer.

Ankara, dünyanın en büyük devletleri olan ABD ve biraz da Rusya’ya kulak verse ne Fırat Kalkanı’nı, ne Afrin harekatını düzenleyebilirdi. ABD’ye kalsa zaten “doğru” olan DEAŞ ile mücadeleye yoğunlaşmak idi; terör örgütü PKK/PYD’den endişe etmeye hiç gerek yoktu. ABD her zamanki gibi Türkiye’nin müttefiki…

ABD’yi karşıya alma cesareti gösteremeyen politikacılar için edilmiş tatlı, içi boş, yalan sözler bunlar. Gerçi bazı siyasetçiler hâlâ ABD’yi karşıya almayı “akıllıca” bulmuyor, o ayrı. Dünyanın en parlak laflarını edip sonunda Amerika’nın dediğine gelen politikacılara sahibiz maalesef.

Cesaret aklın önünü açar.

Türkiye eğer ABD’yi karşısına alma cesaretini gösteremeseydi bugün 40 yıldır vatan evlatlarını katleden bir terör örgütünü kendisine “komşu” bulacaktı. Bu yetmezmiş gibi Ankara, bu topraklar üzerindeki egemenlik haklarını PKK’yla müzakere ediyor olacaktı.

Dünyanın en akıllı politikacıları sözde bizdeydi; hepsi birçok yabancı dili konuşuyordu, ellerine kimse su dökemezdi… Fakat gel gör ki, bunların içinden PKK’nın bir NATO ve ABD projesi olduğunu gören çıkmadı.

Neden acaba?

Bu sivri akıllıların da bir NATO-ABD projesi olması mümkün, tabii.

İçlerinden bazıları başımıza neredeyse lider olarak çakılacaktı, ucuz atlattık.

Tayyip Erdoğan’ı devre dışı bırakmayı başaramadılar. Bu sayede işler ters döndü…

İyi de oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan olmasa bugün hiçbir siyasi irade NATO ve ABD’yi karşısına alarak sınırlarımızdaki PKK/YPG terör devletini temizlemeye kalkışamazdı. Erdoğan’ın kararlı liderliğiyle Ankara, kendi tarihine, gücüne denk bir tutum sergiledi ve Suriye’deki terör oluşumuna müdahalede bulundu. Atlantik ötesinden gelen devletlerin buradaki meşruiyeti tartışılmıyorsa, Suriye ile 911 kilometre sınırı bulunan Türkiye’nin meşruiyetini hiçbir güç tartışamaz.

Tabii, ABD ve NATO’ya göre “doğru” ve “gerçek” Ankara’nın kurbanlık koyun gibi sıranın kendisine gelmesini beklemesiydi!

Etrafında olup biten hiçbir gelişmeye karışmamasıydı!

Bir sürü değişik müdahale biçimine, aba altından sopa gösterme, tehdit ve şantaja rağmen ABD ve NATO ne Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, ne Ankara’yı sindirebildi. Türkiye, Suriye’de yeni cephe açarak büyük ve güçlü bir devlet olduğunu dünyaya gösterdi.

Türkiye’yi attığı bu adıma pişman etmeye elbette çalışacaklar; ABD, Ankara’nın ayağının altındaki diplomatik zemini kaydırmak için her şeyi yapacak. Pentagon ve CIA ise, Afrin operasyonunu gözden düşürmek için algı operasyonlarını aralıksız sürdürecek.

Ankara, Afrin harekatı boyunca diplomatik zemini kontrolü altında tutmalı, inisiyatifi elden kaçırmamalı, haklı olduğumuz bu konuda mutlaka güçlü çıkmayı bilmeli.

Akşam
23 Ocak 2018

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;